Türkçe → İngilizce arama

İngilizce yasamak ne demek?

yasamak için İngilizce karşılıklar aşağıda listelenmiştir. Uygun olduğunda kullanım alanı etiketi sonuç kartında gösterilir.

Reklam
Sözlük açıklaması

yasamak Ne demek?

Açıklama: YASAMAK sözcüğünün odak anlamı yazım biçimi nedeniyle 'yaşamak' fiiliyle karışabilir; doğru anlam bağlama göre yaşamak ya da yasa koymakla ilişkili olabilir. İngilizce sözlük karşılığı çoğu durumda to live / legislate contextually olarak düşünülebilir. Yine de cümledeki görev, alan bilgisi ve anlatım tonu karşılığı etkiler. Bu nedenle açıklama, kelimenin Türkçedeki gerçek anlamını öne çıkarıp çeviriyi bunun üzerine kurmalıdır.

Sözlük sonuçları

22  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli

YASAMAK Türkçe terim

Tam eşleşme · genel
Türkçe

YASAMAK

İngilizce

LEGISLATE

(i.), (f.) buyuk ciftlik, hayvan ciftligi; buyuk ciftligin binalari; (f.) ciftlikte yasamak; ciftlik isletmek. ranch house ciftlik evi; cati kenari cikintili tek katli ev. ranchman, rancher (i.) kovboy; ciftlik sahibi. Türkçe terim

İçinde geçen · biyoloji

f. puruzlendirmek; (spor) itip kakmak. rough in, rough out kabataslak yapmak. rough it rahatina fazla duskun olmamak, sikintilara katlanmak; cok basit bir sekilde yasamak veya seyahat etmek. rough up itip kakmak, dovmek. Türkçe terim

İçinde geçen · spor

f. bir sure koyde yasamak; ceza olarak koye veya kira gondermek; ing. (universiteden) gecici olarak uzaklastirma cezasi vermek; kaba iscilikle insa etmek. rustication i. bir sure koyde oturma; ing. universiteden gecici olarak uzaklastirilma. Türkçe terim

İçinde geçen · hukuk

f. bitki gibi buyumek; bitki gibi yasamak, kuru ve anlamsiz hayat yasamak; tib. fazla buyumek, bitmek (ur). vegetative s. bitki gibi biten; bitkisel; bitek; bitkinin uremeyle ilgisi olmayan kisimlarina ait; bitki gibi yasayan; fizyol. otonom. Türkçe terim

İçinde geçen · biyoloji

f. nefes almak, teneffus etmek, soluk almak; hafifce esmek; yasamak, var olmak; koku nesretmek; nefes alip vermek; fisildamak; ifade etmek, belirtmek; agzindan puskurtmek; hayat vermek, canlandirmak; nefes aldirtmak. breathe again veya freely rahat nefes Türkçe terim

İçinde geçen · genel