Türkçe → İngilizce arama

İngilizce hav ne demek?

hav için İngilizce karşılıklar aşağıda listelenmiştir. Uygun olduğunda kullanım alanı etiketi sonuç kartında gösterilir.

Reklam
Sözlük açıklaması

hav Ne demek?

Açıklama: Hav, kumaş, halı veya kadife gibi yüzeylerdeki ince tüy tabakasını ifade eder. Yüzey dokusu, yumuşaklık ve kullanım izleriyle ilgilidir. İngilizcede “pile”, “nap”, “fuzz” veya “surface fibers” karşılıkları kullanılabilir.

Sözlük sonuçları

36  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli

HAV Türkçe terim

Tam eşleşme · genel
Türkçe

HAV

İngilizce

FLOSS

HAV Türkçe terim

Tam eşleşme · genel
Türkçe

HAV

İngilizce

PILE

HAV Türkçe terim

Tam eşleşme · genel
Türkçe

HAV

İngilizce

DOWN

HAV Türkçe terim

Tam eşleşme · genel
Türkçe

HAV

İngilizce

FUZZ

HAV Türkçe terim

Tam eşleşme · genel
Türkçe

HAV

İngilizce

NAP

Hav çözgüsü Türkçe terim

Kelimeyle başlayan · genel
Türkçe

Hav çözgüsü

İngilizce

Pile warp

tüy hav Türkçe terim

İçinde geçen · genel
Türkçe

tüy hav

İngilizce

fluff

Tüy, hav Türkçe terim

İçinde geçen · genel
Türkçe

Tüy, hav

İngilizce

Pile

i., f. (-ded,- ding) bot. bakla ve bezelyenin tohum zarfi; hav. ucak kanadi altinda yakit, tufek ve makina yerlestirmek icin bulunan cikintili bolme; f. tohum zarfi husule getirmek; bezelye kabuklarini soymak. Türkçe terim

İçinde geçen · tarım/hayvancılık

(i). yuzgec; yuzgece benzeyen sey; (den). salma omurga; (hav). sabit dikey yuzey. finback (i). bir cesit balina. fin keel (den). kotra omurgasi. dorsal fin (zool). sirt yuzgeci. pectoral fin (zool). gogus yuzgeci. Türkçe terim

İçinde geçen · genel

(f). yassilatmak; yere sermek; nesesini kacirmak; matlastirmak, donuklastirmak; yassilasmak, dumduz olmak; tatsizlasmak, nesesiz olmak. flatten out duzeltmek, acmak; (hav). dalistan sonra ucagi yerle paralel duruma getirmek. Türkçe terim

İçinde geçen · genel

(i)., (f). fener; isaret vermek icin yuksek yerlerde yakilan ates; isaret kulesi; hav. yol ve mevkii gosteren isik veya radyo sinyali, ikaz edici veya yol gosterici herhangi bir sey; (f). yol gostermek; isaret koymak; isaret vermek . Türkçe terim

İçinde geçen · medya/iletişim

f. saptamak, tespit etmek, muhkem hale getirmek; istikrar kazandirmak; hav. dengesini saglamak; mak. dengelemek. stabilizer i. stabilizator, denge saglayan kimse veya sey; hav. ucagin dengesini saglayan cihaz; dengeleyici, pekistirici. Türkçe terim

İçinde geçen · genel

(f)., (i). kanatlarini cirpmak; titremek, sallanmak; cirpinmak, telas etmek; titretmek, kimildatmak; telasa dusurmek, heyecan vermek; (i). titreme, heyecan, calkalanma, cirpinma; telas, asabiyet; (hav). kanat sarsintisi; (tib). titreme, kalp ritmi bozuklu Türkçe terim

İçinde geçen · tıp/sağlık

s., i. uc; i. uc rakami. threecolor process uc renkli resim basma usulu. threepoint landing hav. basarili bir inis; basarili sonuc. threering circus uc sahneli sirk; sasirtici durum. three R's okuma, yazma ve matematik dersleri. rule of three basit oranti Türkçe terim

İçinde geçen · matematik/istatistik