Türkçe → İngilizce arama
İngilizce Yarın işe gideceğim ne demek?
Yarın işe gideceğim için İngilizce karşılıklar aşağıda listelenmiştir. Uygun olduğunda kullanım alanı etiketi sonuç kartında gösterilir.
Reklam
Cümle Çevirisi
Türkçe kaynak
Yarın işe gideceğim
→
İngilizce çeviri
I'll go to work tomorrow
Çeviri sonucundaki kelimeler
Cümle çevirisinden dönen İngilizce sonuç parçalanır; bulunan kelimelerin Türkçe sözlük karşılıkları gösterilir.
- ll: kis. will, shall.
- go: git, faal, GÜDÜ, MODA, GİDİŞ, GİTME, hamle, HAZIR, OLMAK, ÖLMEK, sefer, UYMAK, aramak, BARDAK, BAŞARI, DENEME, denmek, düşmek, enerji, GAYRET, GEÇMEK, GİRMEK, gitmek, kuvvet, sarmak, sönmek, uyumak, azalmak, erişmek, GİRİŞİM, İŞLEMEK, müsaade, serbest, TUTULMA, ulaşmak, uzanmak, ayrılmak, BAŞLAMAK, çalışmak, dayanmak, fırlamak, gezinmek, kesilmek, KOYULMAK, satılmak, sayılmak, teşebbüs, TÜKENMEK, YAPILMAK, yaraşmak, YAYILMAK, yenilmek, yıkılmak, yutulmak, ilerlemek, incelemek, KAYBOLMAK, söylenmek, yok olmak, yükselmek, devam etmek, devrolunmak, kaldırılmak, SONUÇLANMAK, tekrarlamak, BAHSE GİRMEK, HALİNE GELMEK, hareket etmek, İDDİAYA GİRMEK, devam etme izni, -e kadar büyümek, yetkiye sahip olmak, yeri belirli bir yer olmak, (belirli noktaya kadar) sürdürmek, göstermek (saat belirli bir zamanı), (belirli durumda) olmaya devam etmek, i. Japonya'da oynanan bir cesit satranc., 1. canlılık, enerji, 2. deneme, girişim, 3. gitme, gayret, 4. gitmek, 5. ilerlemek, iş görmek, 6. kaybolmak
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- work: iş, EMEK, Eser, işte, GÖREV, kitap, mutat, tesis, YAPIT, çözmek, İŞLEME, İŞYERİ, kurmak, sokmak, vazife, yapmak, ÇALIŞMA, İŞLEMEK, OYNAMAK, yürümek, çalışmak, İŞLETMEK, OYNATMAK, SEĞİRMEK, uğraşmak, ÇABALAMAK, etkilemek, İŞ YAPMAK, düzenlemek, kamçılamak, MAYALANMAK, MEŞGULİYET, çalıştırmak, İŞE YARAMAK, ÇALIŞMAK, İŞ, ETKİLİ OLMAK, MEŞGUL OLMAK, v.çalış:n.iş, BAŞARILI OLMAK, i. İş, çalışma, KOPARMAK (PARA), heyecanlandırmak, iyi sonuç vermek, iş, çalışma, meşguliyet, (sonek) ... isi, -den yapilmis., (postaları) varış yerine göre sıralamak, 1.iş, çalışma, 2.eser, yapıt, 3.çalışmak, çalıştırmak, 1)Geminin dış etkenlerle oynayan kısmı. 2)Yük oynaması., 1) İş 2) Çalışma 3) Görev4) Çalışma yeri 5) Yapıt, kitap
- tomorrow: yarın, z., i. yarin.