İngilizce → Türkçe arama
Türkçe youd better you hear it from me now than from somebody else later ne demek?
youd better you hear it from me now than from somebody else later için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- better: GEÇMEK, DAHA İYİ, üstünlük, DÜZELTMEK, DAHA İYİSİ, GELİŞTİRMEK, İYİLEŞTİRMEK, DAHA İYİ YAPMAK, DAHA İYİ ŞEKİLDE, adv.daha iyi:adj.iyi, good ve well´in üstünlük derecesi, 1.daha iyi, 2.gelişmek, daha iyi bir hale gelmek, 3.geliştirmek, daha iyi bir hale getirmek, i., f. daha iyisi; cog. (akil servet v.b.'nde) kendinden ustun kimseler; ustunluk; f. islah etmek, daha iyi sekle sokmak; onune gecmek. get the better of galip gelmek, ustun olmak.
- you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
- hear: işit, almak, duymak, işitmek, DİNLEMEK, ÖĞRENMEK, ONAYLAMAK, HABER ALMAK, KULAK VERMEK, MEKTUP ALMAK, sorguya çekmek, İFADESİNİ ALMAK, seyircilerin arasında olmak, 1.işitmek, duymak, 2.haber almak, duymak, öğrenmek, 3.dikkatle dinlemek
- it: o, ona, onu, pro.o:prob.onu, 1. o, 2. onu, 3. ona, 4. (oyunda) ebe, (zam.), (i.) o, onu, ona, (cinsiyet belirtmeyen zamirin 3. tekil sahsi); (i.) ebe (oyunlarda).
- from: dan, den, BERİ, İTİBAREN, YÜZÜNDEN, (...DEN, ...DAN) EKİ, 1.--dan, 2.itibaren, -den beri, -den bu yana, 3.nedeniyle, yüzünden, -den ötürü, 4.-den, -dan, edat den, dan, den dolayi. from above yukaridan, gokten. from childhood cocukluktan beri. from ten to twenty ondan yirmiye kadar, on ile yirmi arasinda. as from -dan baslayarak, itibaren.
- me: bana, beni, bana göre, BANA, BEN, ben kavramı, kis. Maine., bana kalırsa, 1. beni, 2. bana, 3. ben, zam., bak. I, beni, bana. Ah me ! Aman, aman!. Dear me! Olur sey degil!, ayrı ve kişisel bir bireyselliğe sahip olan veya bu bireyselliğin farkında olan kimse
- now: HALEN, HEMEN, şimdi, ŞU AN, ACİLEN, DERHAL, ŞU ANDA, bu aralar, biraz önce, şimdiki zaman, 1.şimdi, şu anda, 2.şimdiki zaman, şu an, (z.), baglac, (i.), (s.) simdi; simdiki halde; baglac mademki; (i.) simdiki zaman; (s.), argo gunumuze uygun. now and again, now and then ara sira, zaman zaman. now then su halde, oyle ise. now this, now that bazen biri bazen oteki, bir bu bir o.
- than: den, hariç, 1.--dan, den daha, ...DEN ...DAN EKİ
- somebody: biri, birisi, ŞAHSİYET, bir kimse, ÖNEMLİ KİMSE, 1.biri, birisi, 2.önemli birisi, zam., i. biri, birisi, bir kimse; i. hatiri sayilir kimse, buyuk sahsiyet.
- else: daha, başka, YOKSA, AYRICA, İLAVETEN, BAŞKA TÜRLÜ, BAŞKA ZAMAN, DAHA, BAŞKA, 1.başka, daha, 2.yoksa, aksi takdirde
- later: sonra, daha sonra, sonraki,daha sonra, adv.daha sonra:adj.sonraki
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.