İngilizce → Türkçe arama

Türkçe well meet you over there ne demek?

well meet you over there için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • well: da, ala, ÇOK, HOŞ, iyi, pek, dahi, EPEY, KUYU, BAGAJ, ÇEŞME, GÜZEL, hayli, hokka, İYİCE, kârlı, memba, pınar, tamam, UYGUN, KAYNAK, GÜZELCE, KOLAYCA, OLDUKÇA, TAMAMEN, YERİNDE, kaynamak, SAĞLIKLI, SAHANLIK, sıhhatli, FIŞKIRMAK, İYİ DURUM, ADAMAKILLI, DİKKATLİCE, İYİ DURUMDA, 1.İYİ 2.KUYU, PETROL KUYUSU, ASANSÖR BOŞLUĞU, Sintine kuyusu., MERDİVEN BOŞLUĞU, Termometre kovanı, kis. we will, we shall., 1) Kuyu 2) Kaynak, pınar 3) Asansör boşluğu 4) Sahanlık, i., f. kuyu, cesme, memba, kaynak; pinar; hokka; sahanlik, merdiven veya asansor boslugu; f. kaynamak, yerden fiskirmak. well up yukselmek. well sweep kaldirac., 1.su kuyusu, petrol kuyusu, kuyu, 2.memba, pınar, kaynak, 3.merdiven boşluğu, asansör boşluğu, 4.sağlığı yerinde, iyi, yakşı, uygun, yerinde, 5.şanslı, 6.fışkırıp akmak, (unlem) Pekala! Ya! Hayret! Olur sey degil! Sahi ! Eh ! Haydi. I Well, to be sure... Eh olabilir. Well, well ! Vah vah ! Aman efendim ! Hayret ! Well, as I was saying Ha ! Diyordum ki.
  • meet: UYGUN, BULMAK, karşıla, MÜNASİP, UĞRAMAK, YARIŞMA, buluşmak, GÖRÜŞMEK, KAVUŞMAK, tanışmak, birleşmek, RASTLAMAK, TOPLANMAK, KARŞILAMAK, KARŞILAŞMA, KARŞILAŞMAK, BAŞINA GELMEK, GÖRÜŞME YAPMAK, yüzyüze gelmek, YERİNE GETİRMEK, yüz yüze gelmek, aynı fikirde olmak, BULUŞMAK, KARŞILAMAK, karşı karşıya gelmek, o_h.buluş e.karşılaş, s. uygun, munasip, yakisir., i. karsilasma, atletizm yansmasi., f. (met) rastgelmek, karsilasmak, tesaduf etmek, bulmak; karsilamak; tanismak; bulusmak, toplanmak, bir araya gel mek, gorusmek; birlesmek, kavusmak; ugramak, basina gelmek; yerine getirmek., 1.rastlamak, rast gelmek, karşılaşmak, 2.karşılaşmak, karşı karşıya gelmek, 3.tanışmak, 4.karşılamak, 5.buluşmak, görüşmek, 6.toplanmak, 7.değmek, dokunmak, buluşmak, 8.karşılamak, yerine getirmek, tatmin etmek, doyurmak, 9.ödemek, 10.karşılamak, yanıtlam
  • you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
  • over: ÇOK, ÖTE, DAHA, için, YİNE, artık, aşırı, AŞKIN, FAZLA, İYİCE, KALAN, ÖTEDE, ÖTEYE, ÜSTÜN, BİTMİŞ, TEKRAR, ÜSTÜNE, YÜKSEK, BOYUNCA, KARŞIYA, TERSİNE, ÜSTÜNDE, ÜZERİNE, devirmek, üzerinde, yukarıda, BAŞKASINA, ÇOK FAZLA, TEPESİNDE, ÜZERİNDEN, ADAMAKILLI, HER YERİNE, in üstünde, BAŞTAN SONA, ÖBÜR TARAFA, HER YERİNDEN, ALTINI ÜSTÜNE, ARACILIĞI İLE, GEREĞİNDEN FAZLA, 1.ÜSTÜNDE 2.BİTMEK, onek ustun, ustunde; asagiya dogru; fazla, butun butun., 1.yere, aşağıya, 2.ters, 3.karşıya, öbür tarafa, 4.-in üzerine, üstüne, üstünde, 5.(alttaki şeye değmeksizin) -in üzerinde, üzerine, 6.aracılığıyla, -den, -dan, 7.bitmiş, sona ermiş
  • there: haydi, orada, ORAYA, Şurada, ORALARDA, ŞURADAKİ, 1.orada, oraya, orayı, 2.işte, 3.... var, 1.ORADA 2.VAR OLMAK (There is DALLAS on TV today.)

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.