İngilizce → Türkçe arama

Türkçe turn the other cheek ne demek?

turn the other cheek için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • turn: şok, yön, AMAÇ, nevi, SIRA, tarz, açmak, biçim, Devir, DÖNME, DÖNÜM, DÖNÜŞ, gezme, NÖBET, OLMAK, sapak, sapış, SAPMA, Sargı, SARIM, ŞEKİL, viraj, bakmak, bozmak, büklüm, DÖNMEK, EĞİLİM, FIRSAT, GEÇMEK, gelmek, kesmek, kıvrım, kovmak, sapmak, tüymek, yapmak, BURKMAK, DEĞİŞİM, DEĞİŞME, deveran, dolaşma, dönemeç, eğilmek, EKŞİMEK, istidat, MUAMELE, yetenek, yönelme, ATLATMAK, BOZULMAK, bulanmak, çevirmek, DAVRANIŞ, devirmek, DÖNÜŞMEK, ekşitmek, esritmek, katılmak, kesilmek, kıvırmak, korkutma, yönelmek, çevrilmek, devretmek, devrilmek, Döndürmek, ETKİLEMEK, kabiliyet, körletmek, nakletmek, reddetmek, saptırmak, söndürmek, uygulamak, YÖNELTMEK, ÇARK ETMEK, doğrultmak, BULANDIRMAK, değiştirmek, DÖNÜŞTÜRMEK, faydalanmak, sersemlemek, TERS DÖNMEK, VAZ GEÇİRMEK, DÜŞÜNCE TARZI, PERENDE ATMAK, tersyüz etmek, v.dön:n.dönüş, taraf değiştirmek, 1) sarım (bobin); 2) dönüş, 1) Dönüş, devir; 2) Sıra, nöbet, DÖNMEK, DÖNÜŞ 2.It's your turn-Sıra sende, 1)Halatın babaya tam sarılması,volta edilmesi. 2)Sıra (beklemede)., 1.çevirmek, döndürmek, 2.çevrilmek, dönmek, 3.dönmek, 4.sapmak, dönmek, 5.saptırmak, döndürmek, 6.yöneltmek, doğrultmak, üstüne tutmak, 7.kıvırmak, katlamak, 8.dönüşmek, 9.dönüştürmek, 10.ekşitmek, 11.varmak, ulaşmak, 12.dönme, döndürme, dönüş, 13.sapma,
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
  • cheek: AVURT, yanak, ARSIZLIK, YÜZSÜZLÜK, KÜSTAHLIK ETMEK, ARSIZCA KONUŞMAK, 1.yanak, 2.yüzsüzlük, arsızlık, küstahlık, 1) Makara yan yüzeyi (mak)2) Yanak, avurt (tıp), (i). yanak, avurt; (k.dili). curet, yuzsuzluk, arsizlik. cheekbone (i). yanak kemigi. cheek by jowl yan yana.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli