İngilizce → Türkçe arama
Türkçe to make good a damage ne demek?
to make good a damage için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- make: yap, YAPI, BİÇİM, ETMEK, marka, şekil, VERİM, atamak, VARMAK, YAPMAK, anlamak, erişmek, mamulât, ulaşmak, yapılış, kazanmak, randıman, SAĞLAMAK, yaratmak, düzeltmek, somurtmak, YAPTIRMAK, ELDE ETMEK, almak (yol), kadar etmek, İLİŞKİ KURMAK, YAPILIŞ ŞEKLİ, 1.YAPMAK 2.ÇEŞİT, 1.yapmak, 2.yapmak, hazırlamak, düzeltmek, 3.meydana getirmek, -e neden olmak, yapmak, 4.yapı, biçim, 5.marka, çeşit, i. yapilis, yapi, sekil, bicim; mamulat, marka; hasilat, randiman, verim; elek. devrenin kapanmasi. be on the make k.dili kendi kazanci pesinde olmak; cinsi munasebet icin es aramak.
- good: ÇOK, hoş, iyi, mal, EMİN, USLU, büyük, DOĞRU, fayda, GÜZEL, HAYIR, kerim, salâh, uygun, yarar, cömert, dolgun, iyilik, SAĞLAM, faydalı, hasenat, HAYIRLI, hünerli, itaatli, menfaat, muteber, münasip, OLDUKÇA, şerefli, YARARLI, yerinde, doğruluk, mükemmel, sıhhatli, DOLU DOLU, güvenilir, neredeyse, sağlamlaştırmak, SAĞLIĞA YARARLI, orta kalite etin resmi puanı, 1.İYİ 2.DEVAMLI ( uzun periyot ), 1.iyi, yakşı, 2.uygun, yerinde, 3.iyi ahlaklı, namuslu, 4.yardımsever, iyiliksever, 5.sevecen, 6.uslu, 7.tam, komple, 8.sağlam, güvenilir, 9.yetenekli, becerikli, 10.saygıdeğer, 11.başarılı, iyi, 12.iyilik, 13.yarar, kazanç, çıkar, fayda, 14.(the ile) iyi
- damage: fiyat, Hasar, Zarar, ziyan, BOZMAK, MASRAF, hasar vermek, HASAR YAPMAK, zarar vermek, HASARA UĞRATMAK, DEĞERİNİ DÜŞÜRMEK, v.hasar ver:n.hasar, v.zarar ver:n.zarar, zarar, ziyan, hasar, Dokunca, Hasar; Zarar; Yıkım, 1.zarar, ziyan, hasar, 2.zarar vermek, (i)., (f). zarar, ziyan, hasar; (k).dili masraf, fiyat; (f). hasar yapmak bozmak, zarar vermek. damages (i)., (huk). tazminat.