İngilizce → Türkçe arama
Türkçe the bottom line ne demek?
the bottom line için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- bottom: alt, dip, KIÇ, esas, gemi, vadi, TEKNE, TEMEL, en alt, KAYNAK, kurmak, ALTTAKİ, DİPTEKİ, ulaşmak, alt, dip, DİP KOYMAK, dip,alt,kıç, EN ALT, DİP, DAYANMA GÜCÜ, GEMİ OMURGASI, TEMELİNE İNMEK, bir şeyin en alt kısmı, 1) Alt, taban; 2) Şişe dibi (cam), f. dip koymak; bir seyin asIina inmek, esasini anlamak; tesis etmek, kurmak; esasina dayanmak; dibine inmek, ulasmak., 1.dip, 2.alt, 3.son, 4.kıç, popo, 5.etek, 6.çıkış sebebi neden, 7.(out ile) en düşük seviyeye ulaşmak, iyice düşmek/azalmak, 1)Geminin dibi,karinası,omurga ile sintine dönümü arasında kalan saçlar. 2)Geminin su altında kalan bütün saçları için de kullanılır. 3)Geminin milliyeti.
- line: ip, not, saf, soy, yol, dizi, hiza, renk, saha, sıra, çığır, çizgi, desen, geçek, iplik, kısım, mısra, nesep, satır, sicim, şekil, tarik, dizmek, hizmet, meslek, pusula, silsile, itaatsiz, sıralamak, hat, satır, meşguliyet, doğru çizgi, kısa mektup, v.çiz:n.çizgi, 1) hat; 2) çizgi, ÇİZGİ, SATIR, SIRA, belirli bir cins mal, hat, satır çizgi, satır, ortak bir sınıra sahip olmak, içine astar koymak, astarlamak, Hat, çizgi, sınır, hudut, sıra, dizi, hat (telefon/telgraf/tren/gemi vb için), 1) devre, hat; 2) satır; 3) çizgi, 4) ton, Enerji hattı,hat, eksen, çizgi, dizi, sıra, f. icine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak., 1) Doğru 2) Çizgi (x-ışınları)3) Tarak (cam); 4) Satır (basım), (kitabı) dikip düzenledikten sonra genellikle sırt kısmını kaplayarak güçlendirmek, f. cizgilerle gostermek; altina veya ustune cizgi cekmek; dizmek, bir siraya koymak; cizgilerle doldurmak. line up siraya girmek, sira meydana getirmek., 1.(with ile) içini kaplamak, astarlamak, 2.çizgi çizmek, 3.sıra oluşturmak, 4.çizgi, hat, yol, 5.sınır belirten çizgi, hat, 6.dizi, sıra, saf, 7.ip, sicim, olta ipi, 8.telefon hattı, 9.demiryolu hattı, 10.(hava ve deniz) hat, yol, 11.iş, meslek, hizmet, u