İngilizce → Türkçe arama

Türkçe swarm trap; bait hive; swarm lure; decoy hive ne demek?

swarm trap; bait hive; swarm lure; decoy hive için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • swarm: küme, OĞUL, SÜRÜ, YIĞIN, ÜŞÜŞMEK, KAYNAMAK, YIĞILMAK, arı oğulu, kaynaşmak, TOPLANMAK, ARI KÜMESİ, CİRİT ATMAK, OĞUL VERMEK, DOLUP TAŞMAK, v.doluş:n.sürü, KOVANI TERKETMEK, SARILARAK TIRMANMAK, f. ip veya agaca tirmanmak., KOL VA BACAKLARINI SARARAK TIRMANMAK, 1.(arı, vb.) küme, oğul, 2.sürü, kalabalık, 3.küme halinde ilerlemek, i., f. ari veya bocek oglu; hareket halindeki bocek surusu; kume, suru, yigin; f. ana kovanindan ayrilip baska yere gitmek, ogul vermek; suru halinde toplanmak; kaynasmak.
  • trap: AĞIZ, GAGA, hile, DOLAP, kapan, tuzak, desise, AYIRICI, kapanca, FIRLATICI, yakalamak, HAFİF ARABA, TUZAK KURMAK, OYUNA GETİRMEK, TUZAĞA DÜŞÜRMEK, KAPANA KISTIRMAK, İKİ KİŞİLİK ARABA, Kondenstop, kapan, VOLKANİK SİYAH TAŞ, Tuzak, kapan, kapanca, v.tuzağa düşür:n.tuzak, iki tekerlekli at arabası, KAPAK TAKMAK (GAZ KAÇIRMASIN DİYE), tuzak, kapan, tuzağa düşürmek, yakalamak, i. bir cesit volkanik kara tas. trappean s. volkanik kara tas benzeri., 1.tuzak, 2.kapan, 3.ağız, 4.iki tekerlekli at arabası, 5.tuzağa düşürmek, f. (-ped, -ping) i. suslemek, atlara suslu takim koymak; i., cog., k.dili esya, pil pirti.
  • bait: konak, aldatma, olta yemi, v.yem koy:n.yem, belirsiz ancak yeterli miktar, 1) Çekme çubuğu, Tarak (cam);2) Olta yemi, tuzak yemi, 1.yem, 2.dikkati çeken şey, istek uyandıran şey, 3.oltaya ya da tuzağa yem koymak, 4.kasten kızdırmak, (i)., (f). olta veya kapan icin yem; aldatma, cezbetme; mola, konak; (f). oltaya veya kapana yem koymak; olta veya tuzak yemi ile cezbetmek; uzerine kopek saldirtmak (hayvan) ; eziyet etmek, taciz etmek.
  • hive: arı kovanı, biriktirmek, arı kovanı(gibi), Kovan; Arı kovanı, arı kovanı gibi yer, v.kovana koy:n.arı kovanı, (i)., (f). kovan; kovanda bulunan ari kumesi; ari kovani gibi halki cok ve caliskan olan yer; (f). kovan almak; kovana doldurmak (bal); biriktirmek, toplamak; kovana girmek; kovanda yasamak.
  • lure: YEM, TUZAK, CAZİBE, AYARTMAK, YEMLEMEK, CEZBETMEK, ÇIĞIRTKAN, cazibe tuzak, v.cezbet:n.yem, hayvan veya balık tutmak için yem, 1.çekim, çekicilik, 2.tuzak, kapan, yem, 3.ayartmak, çekmek, i., f. hayan veya balik tutmak icin yem; sahin veya atmacayi geri getirmek icin gosterilen kus veya ete benzer sey; cazibe, tuzak; f. cezbetmek; kus veya et gibi bir sey gostererek cagirmak (sahin).
  • decoy: YEM, HİLE, TUZAK, tuzak yem, ÖRDEK TUZAĞI, ÇIĞIRTKAN KUŞ, AYARTICI KİMSE, TUZAĞA DÜŞÜRMEK, AV YERİNE ÇEKMEK, tuzak, yem, hile, TUZAĞA DÜŞÜREN KİMSE, v.tuzağa düşür:n.yem, (f). tehlikeye atmak, tuzaga dusurmek., polis tarafından şüphelilere karşı tuzak olarak kullanılan kimse, bir kimseyi dolandırılmaya veya başka şekilde zarar görmeye maruz bırakan kimse, (i). av hayvanlarini tuzaga dusurmekte kullanilan herhangi bir sey, yem; tesvikci kimse, tuzakci kimse.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli