İngilizce → Türkçe arama

Türkçe strip someone or something down to something ne demek?

strip someone or something down to something için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • strip: sınır, sıyır, Şerit, pervaz, Şerit, bant, v.soy:n.şerit, Çerçeve çıtası, Soymak, soyunmak, şerit, lime, kuşak, band, burmalarını yok etmek (vidanın), i., f. uzun ve dar parca; sinir; serit; dar arazi; resimli hikaye serisi; f. seritler halinde kesmek., 1.(giysi, kabuk, vb.) soymak, 2.yolmak, 3.soymak, soyup soğana çevirmek, 4.soyunmak, 5.uzun ve dar parça, 6.şerit, 7.forma
  • someone: biri, birisi, ŞAHSİYET, bir kimse, ÖNEMLİ KİMSE, zam., i. birisi; i. bir kimse.
  • or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
  • something: falan, bir şey, 1.bir şey, 2.(hiç yoktan iyi) bir şey, i. bir sey; bir parca sey; olaganustu bir sey; falan.
  • down: HAV, TÜY, BERİ, iniş, TEPE, aşağı, bozuk, DÜŞEN, GAREZ, KUMUL, meyus, ALTINA, bezgin, ÇÖKMÜŞ, GERİDE, GÜNEYE, NEFRET, YENMEK, ALTINDA, AŞAĞIDA, AŞAĞISI, AŞAĞIYA, BOYUNCA, BUNALIM, DÜŞEREK, HÜZÜNLE, KAYIPTA, KUŞTÜYÜ, NEŞESİZ, AZALARAK, BAĞLANMA, DEVİRMEK, düşürmek, ince tüy, KEYİFSİZ, KUŞ TÜYÜ, YIKILMIŞ, AYVA TÜYÜ, DEPRESYON, AŞAĞISINDA, YÜZÜ KOYUN, YERE SERMEK, MORALİ BOZUK, PEŞİN OLARAK, arkadaş olmak, aşağı/aşağıya, AŞAĞIYA DOĞRU, PROGRAMLANMIŞ, AŞAĞISINA DOĞRU, MİDEYE İNDİRMEK, ŞEHİR MERKEZİNE, LONDRA'NIN DIŞINA, 1) aşağı; 2) bozuk, adv.aşağı:adj.aşağı, AŞINMIŞ BİR ŞEKİLDE, ŞANSIN TERS DÖNMESİ, BUNALIMLI BİR ŞEKİLDE, ŞEHİR MERKEZİNE GİDEN, ÇARŞI DOĞRULTUSUNDA OLAN, 1)Yüklü. 2)Şafak,seher vakti.Tan., (i). ince kus tuyu, yonda; ince tuy, ayva tuyu, hav., (i). inis; talihin ters donmesi. ups and downs hayattaki inis cikislar, iyi ve kotu gunler., (s). asagiya yonelen; (k.dili). uzgun, argin. be down on kizgin olmak, karsi olmak, garez baglamak., (f). asagi indirmek, alasagi etmek, yere yikmak, devirmek, dusurmek; (k.dili). yenmek (sporda); bir yudumda icmek, slang mideye indirmek., 1.aşağı, aşağıya, 2.aşağıda, 3.güneye doğru, güneyde, 4.sıkıca, sağlam bir şekilde, 5.kâğıt üstünde, yazı olarak, 6.kötüye, kötü bir duruma, daha düşük bir düzeye, 7.geçmişten, 8.üzgün, hüzünlü, neşesiz, 9.aşağısına, 10.aşağısında, 11.boyunca, 12.yere vur
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli