İngilizce → Türkçe arama
Türkçe sticks and stones may break my bones but hard words cannot hurt me ne demek?
sticks and stones may break my bones but hard words cannot hurt me için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- may: BAHAR, mayıs, AKDİKEN, GENÇLİK, OLASI OLMAK, MAYIS ÇİÇEĞİ, MÜMKÜN OLMAK, 1.MAYIS 2.MAY BE - BELKİ, 1.(olasılık belirtir) -ebilmek, 2.(izin belirtir) -ebilmek, 3.(dilek belirtir) --ir inşallah, 4.akdiken çiçekleri, f. (3. tek. sahis may; gecmis zaman might) bilmek, -meli, -mali (izin, imkan, ihtimal gibi durumlan ifade eden yardimcii fiil).
- break: ARA, GAF, kes, POT, FREN, mola, şans, FİRAR, kaçış, KAÇMA, KIRIK, KIRMA, kısım, parça, aralık, atılma, BATMAK, bozmak, ÇATLAK, ÇÖZMEK, DALMAK, fasıla, FIRSAT, KAÇMAK, kesmek, kırmak, KOPMAK, YENMEK, yıkmak, açıklık, AĞARMAK, KIRILMA, UYMAMAK, BATIRMAK, bitirmek, bozuşmak, ÇİĞNEMEK, dağıtmak, FIRLAMAK, KIRILMAK, KOPARMAK, PATLAMAK, SÖYLEMEK, TENEFFÜS, BOZDURMAK, iş molası, yaralamak, ARA VERMEK, parçalamak, İFLAS ETMEK, İHLAL ETMEK, mola vermek, PARÇALANMAK, Kırık, kopuk, Ara, dinlenme, v.kır:n.aralık, ANİ FİYAT DÜŞÜŞÜ, SOLO BÖLÜM (CAZ), Dalgaların köpük çıkararak çatlaması., (özellikle beklenmedik şekilde) durumunu düzeltme şansı, (remi kart oyununda) kartları karıştıracak ilk oyuncu olmak, bir satırdaki yazıyı bir sonraki satırda devam etmek üzere kesmek, bir yazıyı başlangıç sayfasından hemen sonra gelmeyen bir sayfada devam ettirmek, (remi kart oyununda) her oyuncu bir el daha oynadıktan sonra oyunun biteceğini duyurmak, 1.kırılmak, parçalanmak, 2.kopmak, 3.kırmak, parçalamak, 4.koparmak, 5.bozmak, bozulmak, 6.yarmak, açmak, çatlatmak, 7.uymamak, tutmamak, 8.çiğnemek, 9.kontrol etmek, dizginlemek, 10.daha iyi yapmak, 11.mahvetmek, yıkmak, 12.bitmek, sona ermek, 13.çözmek,
- my: benim, bana ait, zam. benim., 1. benim, 2. aman!, kis. million years., (unlem) Aman! Olur sey degil ! Hayret!
- bones: İSKELET, kemikler, kemik, kılçık, balina .
- but: ki, ama, ancak, fakat, İTİRAZ, SADECE, YALNIZCA, ne var ki, HİÇ OLMAZSA, 1.ama, 2.ama, ancak, 3.ki, 4.-den başka
- hard: acı, çok, GÜÇ, pek, ZOR, AĞIR, eksi, EKŞİ, faal, kask, KATI, kötü, sert, SIKI, ters, ancak, AŞIRI, cimri, ÇETİN, hasis, hızla, pinti, YAKIN, zalim, ZORLA, çirkin, inatçı, müşkül, SAĞLAM, sıkıca, zorluk, aksilik, EKŞİMİŞ, kalpsiz, NASIRLI, sertlik, terslik, çalışkan, güçlükle, ŞİDDETLİ, zahmetli, DAYANIKLI, şefkatsiz, anlaşılmaz, SERT PENİS, merhametsiz, Sert; Katı; Pek, adv.sıkı:adj.zor, SERT, ZOR, BELALI, KÖTÜ, 1.sert, katı, 2.güç, zor, kuvvet isteyen, 3.kuvvetli, zorlu, güçlük dolu, 4.tatsız, 5.(on ile) katı, hoşgörüsüz, merhametsiz, zalim, 6.(su) sert, kireçli, 7.bağımlı kılan, alışkanlık yaratan, 8.büyük gayretle, 9.sıkı, çok, çok miktarda, yoğun, 10.ağır, ço
- words: AĞIZ KAVGASI
- cannot: bkz. can, EDEMEMEK, YAPAMAMAK, (f). -amaz,-amam, -amazsin(iz), -amayiz, -amazlar (Anlami vurgulamak gerektiginde can not olarak ayrilir; konusma dilinde cogu zaman can't seklinde kullanilir.)
- hurt: ACI, ağrı, BERE, SIZI, YARA, hasar, incit, ZARAR, ACIMAK, KIRGIN, KIRMAK, ÜZÜNTÜ, acıtmak, AĞRIMAK, IZDIRAP, GÜCENMİŞ, İNCİNMEK, incitici, incitmek, KÜSTÜRMEK, YARALAMAK, ağrı vermek, ZARAR GÖRMEK, ZARAR VERMEK, CANINI YAKMAK, RENCİDE ETMEK, KÂLBİNİ KIRMAK, kederlendirmek, v.yarala:n.yaralı, YARALAMAK, YARALANMAK, 1.acıtmak, incitmek, 2.acımak, incinmek, 3.kırmak, incitmek