İngilizce → Türkçe arama
Türkçe snap something out of something ne demek?
snap something out of something için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- snap: ANİ, ANLIK, kapma, kolay, KOPÇA, KOPMA, Çıtçıt, ENERJİ, GAYRET, ISIRMA, KIRMAK, KOPMAK, kuvvet, ŞİPŞAK, ANİ ŞEY, ISIRMAK, SÜRPRİZ, ÇAT DİYE, ÇAT SESİ, ÇIKIŞMAK, KIRILMAK, KOLAY İŞ, koparmak, PATLAMAK, ŞAKLAMAK, ANLIK ŞEY, ŞAKLATMAK, ŞIKLATMAK, TERSLEMEK, ÇATIRDAMAK, Maşa (cam), BEKLENMEDİK, ÇARPMA SESİ, ÇAT ÇAT EDEN, çok kolay iş, şipşak resim, HAVADA KAPMAK, şipşak fotoğraf, ÇARPARAK KAPAMAK, çat diye kapanmak, ISIRMAYA ÇALIŞMAK, PAT DİYE SÖYLEMEK, ZENCEFİLLİ BİSKÜVİ, şipşak fotoğraf çekmek, v.kap:n.parmak şıklatma, ters bir şekilde söylemek, kızgın bir şekilde söylemek, şap diye ses çıkarmak (sert bir rüzgarda dalgalanan bayrak gibi), 1.(at ile) dişlemek, kapmak, ısırmaya çalışmak, 2.kopmak, kırılmak, 3.koparmak, kırmak, 4.tükenmek, 5.şaklatmak, 6.şaklamak, 7.(at ile) bağırmak, 8.fotoğrafını çekmek, 9.şıklatmak, 10.dişlemeye çalışma, 11.şaklama, 12.çatırdama, 13.parmak şıklatma, şıklam
- something: falan, bir şey, 1.bir şey, 2.(hiç yoktan iyi) bir şey, i. bir sey; bir parca sey; olaganustu bir sey; falan.
- out: AUT, DIŞ, BÜYÜK, ÇIKIŞ, ÇÖZÜM, EKSİK, FAZLA, AÇIKTA, bahane, BİTMİŞ, ÇIKMIŞ, dışarı, GREVDE, KOVMAK, SÖNMÜŞ, UZAKTA, anormal, ESKİMİŞ, tamamen, bayılmak, BOZULMUŞ, ÇIKARMAK, DAHA ÇOK, DAHA İYİ, DIŞARIDA, DIŞARIYA, KALMAMIŞ, keyifsiz, KURTULUŞ, UZAKTAKİ, ÇIKAR YOL, OLANAKSIZ, YIPRANMIŞ, ÇİZGİ DIŞI, DIŞARIDAKİ, İŞE YARAMAZ, YENİ ÇIKMIŞ, AÇIĞA ÇIKMIŞ, SESLİ OLARAK, YÜKSEK SESLE, MODASI GEÇMİŞ, atlanmış sözcük, PRATİĞİNİ YİTİRMİŞ, onek fazlasiyle, (oburunden) daha iyi, daha cok: outstay, outbid outdrink., 1.dışarı, dışarıya, 2.dışarıda, 3.yüksek sesle, bağırarak, 4.adamakıllı, tamamıyla, bütünüyle, 5.modası geçmiş, 6.dışta yer alan, dış, harici, 7.uzak, uzakta olan, 8.olanaksız, 9.(ışık, ateş vb.) sönmüş, sönük, 10.(tahmin, hesap vb.) yanlış
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.