İngilizce → Türkçe arama

Türkçe since you had such thoughts why didnt you let me know while we were together ne demek?

since you had such thoughts why didnt you let me know while we were together için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • since: için, çünkü, mademki, sonradan, _den beri, ondan sonra, ŞİMDİYE KADAR, 1.'...DEN BERİ 2.ÇÜNKÜ, ıf.için:prep. den beri, 1.ondan beri, ondan sonra, o zamandan beri, 2.-den beri, 3.-den beri, -den bu yana, 4.-dığı için, madem ki, z., (edat)., (baglac) o zamandan beri; ondan sonra; sonradan; cok evvel, coktan beri; (edat). -den beri, olali, edeli; -den sonra; (baglac). -den beri; -dan dolayi; cunku, mademki.
  • you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
  • had: sahip ol, (bak.) have., 1.bkz. have, 2.e, aldatılmak
  • such: ÇOK, ÖYLE, böyle, şöyle, BU TÜR, meselâ, sadece, BU GİBİ, o kadar, bu kadar, ne kadar, ÖYLESİNE, şu kadar, BÖYLESİNE, bunun gibi, ne kadar da, 1.BUNUN GİBİ 2.BU KADAR, ne ... (güzel bir gün gibi), böyle, öyle, bu gibi such as gibi, örneğin, 1.öyle, böyle, bu gibi, 2.öylesine, çok, 3.o kadar, o kadar çok, öylesine, 4.o kadar fazla, öylesine çok, 5.öylesi, öyleleri, 6.bu, o, s. bunun gibi, boyle, soyle, oyle. such and such filan. such a one filan kimse; oyle biri ki. such as gibi, mesela, ornegin. such as it is her nasilsa, kotu veya degersiz olmakla beraber. as such boyle olmak sifatiyla, bu sifatla, haddi zatinda; sadece.
  • why: niye, neden, niçin, SEBEP, bilmece, ne için, bak sen!, ne yüzünden, NEDEN, NİÇİN, niçin, neden, niye, z., i., (unlem) nicin, niye, neden; i. neden, sebep; bilmece; (unlem) Vay! Baksaniza! Ya!
  • let: LET, ENGEL, VERMEK, BIRAKMAK, izin ver, gevşetmek, koyvermek, koyuvermek, İHALE ETMEK, İZİN VERMEK, KİRAYA VERME, KİRAYA VERMEK, MEYDAN VERMEK, müsaade etmek, SES ÇIKARMAMAK, KİRAYA VERİLMEK, KİRAYA VERİLMİŞ MÜLK, izin vermek, müsaade etmek, TENİSTE YENİDEN SERVİS ATMA NEDENİ, sonek -cik, kucultme ifade eder: kinglet kralcik., 1.izin vermek, bırakmak, 2.-meli, -malı, -ecek, -sin, 3.İİ. (to/out ile), kiralamak, i., eski mania, engel; tenis oyuna baslarken topun hafifce aga dokunarak gecmesi, let. without let or hindrance hic bir engelle karsilasmadan.
  • me: bana, beni, bana göre, BANA, BEN, ben kavramı, kis. Maine., bana kalırsa, 1. beni, 2. bana, 3. ben, zam., bak. I, beni, bana. Ah me ! Aman, aman!. Dear me! Olur sey degil!, ayrı ve kişisel bir bireyselliğe sahip olan veya bu bireyselliğin farkında olan kimse
  • know: bil, bilgi, bilmek, seçmek, TATMAK, TANIMAK, FARKETMEK, ezberlemek, aşina olmak, AYIRT ETMEK, seks yapmak, haberdar olmak, İLİŞKİSİ OLMAK, BAŞINDAN GEÇMEK, 1.bilmek, 2.tanımak, 3.görmek, geçirmek, yaşamak, çekmek, (i.) bilgi, malumat. be in the know malumati olmak, gizli bir seyden haberi olmak.
  • while: süre, bazen, müddet, BU ARADA, kısa zaman, süre, zaman, ıf.iken:prep.sırasında, (bir eylem için) harcanan çaba ve zaman, müddet, zaman, süre, iken, -diği halde, -irken, (bir eylemin gerçekleştirilmesi için) gerekli zaman dilimi, i., f. vakit, zaman, sure, muddet; kisa sure; f., away( ile) (vakit) gecirmek. between whiles zaman zaman, bazen, ara sira. be worth while zahmetine degmek, the while o esnada, ayni zamanda.
  • we: biz, zam. biz, bak. I., (bir çocuğu ikna ederken kullanılan) biz, (resmi konuşmalarda) hükümdarın ben yerine kullandığı biz zamiri

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.