İngilizce → Türkçe arama

Türkçe put sth up for sale ne demek?

put sth up for sale için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • put: koy, ATIŞ, açmak, ATMAK, hamle, koyma, SABİT, girmek, koşmak, koymak, KURMAK, SOKMAK, TIKMAK, yazmak, DENEMEK, SINAMAK, YATIRMA, atfetmek, BIRAKMAK, çıkarmak, FIRLATMA, geçirmek, indirmek, menetmek, saklamak, saldırış, söylemek, toplamak, YÜKLEMEK, zorlamak, bastırmak, düzeltmek, hamletmek, kaydetmek, neşretmek, reddetmek, söndürmek, HAREKETSİZ, PARA KOYMA, utandırmak, yayımlamak, geciktirmek, PARA KOYMAK, reddedilmek, şişmanlamak, YERLEŞTİRMEK, tercüme etmek, YATIRIM YAPMAK, ÇEVİRİSİNİ YAPMAK, koymak yerleştirmek, Gemi rotasını değiştirmek., 1.koymak, yerleştirmek, 2.açıklamak, ifade etmek, 3.çevirmek, tercüme etmek, 4.sormak, 5.yazmak, oymak, 6.(gülle, vb.) atmak, fırlatmak, 7.uydurmak, 8.para yatırmak, 9.bahis tutuşmak, 10.yapmak, etmek, yüklemek, koymak, 11.gitmek, ilerlemek, koşmak, 12.ön
  • up: DİK, ÖNDE, ARTIŞ, ÇIKIŞ, hazır, ileri, OLMUŞ, ÜSTÜN, AYAKTA, ÇIKMIŞ, KUZEYE, ÜMİTLİ, yukarı, yüksek, çalışır, ileride, kabarık, KEYİFLİ, OLMAKTA, tamamen, UYARICI, ARTIRMAK, yukarıda, YUKARIYA, TEPESİNDE, YÜKSELMİŞ, AYAKLANMIŞ, YÜKSELTMEK, YUKARI GİDEN, 1.YUKARI 2.DİKİNE 3.TÜMÜYLE, (onek) yukariya; ayaga; tamamen., f. (-upped, -upping) yukseltmek; k.dili. vermek. The girl up and slapped him Kiz onu tokatlayiverdi., 1. (yol) onarımda, 2. yukarıya, 3. yukarıda, yüksekte, 4. (edat) yukarısında, yukarısına, yukarıya, 5. artırmak, yükseltmek
  • for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
  • sale: MEZAT, revaç, SATIM, satış, satma, TALEP, satılış, UCUZLUK, v.sat:n.satış, İNDİRİMLİ SATIŞ, satış, satım, satma, AÇIK ARTIRMA İLE SATIŞ, 1.satış, satım, 2.sürüm, istek, talep, 3.indirimli satış, indirim, 4.açık artırma, mezat, i. satis, satim, satma; satilis; talep, revac; alisveris; mezat. sales clerk satis memuru, tezgahtar. sales resistance alicinin isteksizligi. for sale, on sale satilik. put up for sale satiliga cikarmak. saleable bak. salable.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli