İngilizce → Türkçe arama

Türkçe only nixon could go to china ne demek?

only nixon could go to china için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • only: TEK, SADE, sırf, ancak, eşsiz, sadece, YALNIZ, BİR TEK, BİRİCİK, AĞIRBAŞLI, ne var ki, şu var ki, SADECE, YALNIZCA, -den daha erken değil, 1.biricik, tek, 2.ancak, yalnız, yalnızca, sadece, sırf, 3.ama, ne var ki, ancak, s., z., baglac bir tek, essiz, biricik, yegane; z. yalniz, ancak, basli basina; baglac bundan baska, yalniz, fakat. if only keske.
  • could: (bak). can., 1.( can eyleminin geçmiş biçimi olarak) -ebilirdi, -abilirdi, 2.(dolaylı anlatımda can in yerine) -ebilir, -ebileceği, 3.(olasılık belirtir) -ebilir, -abilir, 4.(rica belirtir) -ebilir, -abilir
  • go: git, faal, GÜDÜ, MODA, GİDİŞ, GİTME, hamle, HAZIR, OLMAK, ÖLMEK, sefer, UYMAK, aramak, BARDAK, BAŞARI, DENEME, denmek, düşmek, enerji, GAYRET, GEÇMEK, GİRMEK, gitmek, kuvvet, sarmak, sönmek, uyumak, azalmak, erişmek, GİRİŞİM, İŞLEMEK, müsaade, serbest, TUTULMA, ulaşmak, uzanmak, ayrılmak, BAŞLAMAK, çalışmak, dayanmak, fırlamak, gezinmek, kesilmek, KOYULMAK, satılmak, sayılmak, teşebbüs, TÜKENMEK, YAPILMAK, yaraşmak, YAYILMAK, yenilmek, yıkılmak, yutulmak, ilerlemek, incelemek, KAYBOLMAK, söylenmek, yok olmak, yükselmek, devam etmek, devrolunmak, kaldırılmak, SONUÇLANMAK, tekrarlamak, BAHSE GİRMEK, HALİNE GELMEK, hareket etmek, İDDİAYA GİRMEK, devam etme izni, -e kadar büyümek, yetkiye sahip olmak, yeri belirli bir yer olmak, (belirli noktaya kadar) sürdürmek, göstermek (saat belirli bir zamanı), (belirli durumda) olmaya devam etmek, i. Japonya'da oynanan bir cesit satranc., 1. canlılık, enerji, 2. deneme, girişim, 3. gitme, gayret, 4. gitmek, 5. ilerlemek, iş görmek, 6. kaybolmak
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • china: çin, seramik, Seramik eşya, çini, porselen, (i). porselen, seramik, cini. chinaware (i). porselen, canak comlek. china closet tabak dolabi., (i). Cin. People's Republic of China cin Halk Cumhuriyeti. Republic of China Tayvan. China aster pat cicegi, meydan guzeli. Chinaman (i)., (asag). Cinli.

Sözlük sonuçları

3  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli