İngilizce → Türkçe arama
Türkçe none the worse for wear ne demek?
none the worse for wear için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- none: HİÇ, asla, HİÇ DE, hiçbiri, hiç biri, HİÇ KİMSE, HİÇBİRİSİ, 1.hiçbiri, 2.hiç, 3.hiç, (zam.), (z.) hic biri, hic kimse; (z.) hic, asla, hic bir suretle.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- worse: KÖTÜ, BETER, DAHA FENA, DAHA KÖTÜ, DAHA KÖTÜSÜ, DAHA DA KÖTÜSÜ, adv.daha kötü:adj.daha kötü, daha yüksek dereceli kötülük, daha yüksek dereceli hastalık, daha çok, daha kötü, daha kötü şey, daha hasta, daha fena, daha kötü worsen fenalaşmak worse, worst, s., z., i. daha fena, daha kotu, beter; daha hasta, z. daha fena bir sekilde; i. daha fena sey, beteri; kotu durum. He got worse. Hastaligi agirlasti. It got worse and worse. Gittikce daha kotu bir hal aldi. It will be the worse for him. Kendisi icin kotu
- for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
- wear: aşın, GİYSİ, yemek, aşınma, ELBİSE, ESKİME, GİYMEK, SOLMAK, TAKMAK, yormak, aşınmak, DAYANMA, eskimek, GİYİNME, TAŞIMAK, DAYANMAK, eskitmek, KULLANMA, TAKINMAK, YIPRANMA, göstermek, kullanmak, SOLDURMAK, yıpranmak, YIPRATMAK, AŞINDIRMAK, BOCA ETMEK, YIPRANMAMAK, dayanıklılık, v.giy:n.giysi, Giymek; takmak, 1) Aşınma 2) Giysi, elbise, devamlı olarak sahip olmak, giymek, takmak, takınmak, taşımak, -e dayanmak, giysi, elbise, aşınma yıpranma, 1.giymek, takmak, takınmak, 2.giyme, giyinme, kullanma, kullanılma, 3.giyim eşyası, giyim, elbise, 4.aşınma, yıpranma, eskime, 5.dayanıklılık, dayanma, i. dayaniklilik, dayanma; asinma, yipranma, eskime; giysi, elbise. the worse for wear eskimis, cok kullanildigi belli. wear and tear normal halde asinip eskime.