İngilizce → Türkçe arama

Türkçe mom will murder you if she finds out you broke her antique vase ne demek?

mom will murder you if she finds out you broke her antique vase için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • mom: ANNE, Aİ, anne, i., k.dili anne.
  • will: garez, irade, istek, meram, murat, niyet, maksat, husumet, vasiyet, kastetmek, vasiyetname, 1.İRADE 2.İSTEK 3. VASİYET 4.GELECEK ZAMAN EKİ, istek, arzu, vasiyetname wıllıng to -meğe razı, hazır, 1.-ecek, -acak, 2.-er, -ar, 3.irade, istem, 4.istek, niyet, 5.arzu, f. karar vermek, niyet etmek; arzulamak; kastetmek, amaclamak; gerceklesmesini tahayyul etmek; vasiyet etmek, vasiyetle birakmak.
  • murder: cani, kanlı, BOZMAK, cinayet, ÖLDÜRME, ÖLDÜRMEK, katletmek, ADAM ÖLDÜRME, CİNAYET İŞLEMEK, KASTEN ÖLDÜRMEK, v.öldür:n.adam öldürme, 1.adam öldürme, cinayet, 2.çok zor iş, ölüm, 3.katletmek, öldürmek, 4.içine etmek, katletmek
  • you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
  • if: ise, sanki, sözde, şayet, rağmen, ıf.eğer:prep.ise, (programlama dilinde) ancak, 1. eğer, ise, 2. -e rağmen, -sa bile, 3. acaba, -mı, 4. şart
  • she: o, DİŞİ, KADIN, DİŞİ HAYVAN, 1.(dişil) o, 2.(ülkeler ve taşıtlar için) o, 3.dişi, (zam.), (i.), (s.), disil o; (i.) kadin, disi; (s.) disi. she bear disi ayi.
  • out: AUT, DIŞ, BÜYÜK, ÇIKIŞ, ÇÖZÜM, EKSİK, FAZLA, AÇIKTA, bahane, BİTMİŞ, ÇIKMIŞ, dışarı, GREVDE, KOVMAK, SÖNMÜŞ, UZAKTA, anormal, ESKİMİŞ, tamamen, bayılmak, BOZULMUŞ, ÇIKARMAK, DAHA ÇOK, DAHA İYİ, DIŞARIDA, DIŞARIYA, KALMAMIŞ, keyifsiz, KURTULUŞ, UZAKTAKİ, ÇIKAR YOL, OLANAKSIZ, YIPRANMIŞ, ÇİZGİ DIŞI, DIŞARIDAKİ, İŞE YARAMAZ, YENİ ÇIKMIŞ, AÇIĞA ÇIKMIŞ, SESLİ OLARAK, YÜKSEK SESLE, MODASI GEÇMİŞ, atlanmış sözcük, PRATİĞİNİ YİTİRMİŞ, onek fazlasiyle, (oburunden) daha iyi, daha cok: outstay, outbid outdrink., 1.dışarı, dışarıya, 2.dışarıda, 3.yüksek sesle, bağırarak, 4.adamakıllı, tamamıyla, bütünüyle, 5.modası geçmiş, 6.dışta yer alan, dış, harici, 7.uzak, uzakta olan, 8.olanaksız, 9.(ışık, ateş vb.) sönmüş, sönük, 10.(tahmin, hesap vb.) yanlış
  • broke: parasız, CEBİ DELİK, METELİKSİZ, BEŞ PARASIZ, İFLAS ETMİŞ, züğürt, meteliksiz, v.kır:adj.meteliksiz, bak. break; s, k.dili meteliksiz, cebi delik.
  • her: ona, onu, onun, (dişil), onu, ona, o, onun, (zam)., (s). disil onun, ona, onu.
  • antique: antika, eskilik, ilk çağlardan kalma, 1.antik, 2.eski moda, 3.antika, antika eşya, (s)., (i). eski zamanlara ait; eski devirlerden kalma, antika; (i). antika; sanatta eski Yunan ve Roma uslubu; bir cesit matbaa harfi. antiqueness (i). antikalik, eskilik, eski zaman isi.
  • vase: vazo, saksı, i. vazo.

Sözlük sonuçları

2  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli