İngilizce → Türkçe arama

Türkçe like ships that pass in the night ne demek?

like ships that pass in the night için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • like: eşit, gibi, v.iste:adj.benzer, 1. HOŞLANMAK 2.GİBİ, sonek -imsi, gibi, benzer: lifelike, workmanlike., f. hoslanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdigi ve begenmedigi seyler., 1.beğenmek, sevmek, hoşlanmak, 2.istemek, dilemek, 3.benzer, 4.ilg. gibi, 5.-in özelliği, 6.benzeri, 7.bağ. gibi, 8.-miş gibi
  • ships: Gemiler
  • that: o, Şu, diye, öyle, ÖTEKİ, O KADAR, BU KADAR, baglac ki, diye. in that mademki. O that... Keske..., 1.adl. şu, o, 2.o kadar, öylesine, 3.ki, -dığı(nı), -diği(ni), 4.ki o, -en, -an, 5.ki onu, ki ona, -dığı, -diği
  • pass: hal, KUR, PAS, İZİN, PASO, AŞMAK, boğaz, ÇALIM, DURUM, geçiş, GEÇİT, GEÇME, GİRİŞ, KANAL, ölmek, bitmek, DİNMEK, geçmek, RUHSAT, şebeke, VERMEK, akıtmak, DAR YOL, UZATMAK, VAZİYET, başarmak, DÖNÜŞMEK, geçirmek, PASAPORT, SÖYLEMEK, BİLDİRMEK, boşaltmak, DEVRETMEK, gezdirmek, pas demek, paylaşmak, GEÇİŞ İZNİ, PAS VERMEK, dolaştırmak, GİRİŞ KARTI, HOKKABAZLIK, EL ÇABUKLUĞU, AÇMAK (KİLİT), geçiş, geçmek, kis. passive., v.geç:n.geçiş, v.geç:n.geçit, briç pas demek, PİYASAYA SÜRMEK, GEÇMEK, GEÇİRMEK, boğaz geçit aşmak, Geçi; Paso; Kalibre (hadde), Geçiş (kazanlarda, kondenserlerde), bir hizmetten ücretsiz faydalanma veya bir tesise ücretsiz giriş sağlayan izin belgesi, 1.geçmek, ilerlemek, 2.(önünden, vb.) geçmek, 3.yetişip geçmek, sollamak, 4.vermek, uzatmak, 5.(zaman) geçmek, 6.(zaman) geçirmek, 7.(sınav) geçmek, kazanmak, 8.onaylamak, kabul etmek, geçirmek, 9.geçmek, dinmek, bitmek, 10.geçit, boğaz, 11.geçme, geçiş,
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • night: daima, yatsı, karanlık, uyku zaman, 1.gece, 2.(özel bir olayın olduğu) gece, akşam

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli