İngilizce → Türkçe arama

Türkçe let well enough alone ne demek?

let well enough alone için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • let: LET, ENGEL, VERMEK, BIRAKMAK, izin ver, gevşetmek, koyvermek, koyuvermek, İHALE ETMEK, İZİN VERMEK, KİRAYA VERME, KİRAYA VERMEK, MEYDAN VERMEK, müsaade etmek, SES ÇIKARMAMAK, KİRAYA VERİLMEK, KİRAYA VERİLMİŞ MÜLK, izin vermek, müsaade etmek, TENİSTE YENİDEN SERVİS ATMA NEDENİ, sonek -cik, kucultme ifade eder: kinglet kralcik., 1.izin vermek, bırakmak, 2.-meli, -malı, -ecek, -sin, 3.İİ. (to/out ile), kiralamak, i., eski mania, engel; tenis oyuna baslarken topun hafifce aga dokunarak gecmesi, let. without let or hindrance hic bir engelle karsilasmadan.
  • well: da, ala, ÇOK, HOŞ, iyi, pek, dahi, EPEY, KUYU, BAGAJ, ÇEŞME, GÜZEL, hayli, hokka, İYİCE, kârlı, memba, pınar, tamam, UYGUN, KAYNAK, GÜZELCE, KOLAYCA, OLDUKÇA, TAMAMEN, YERİNDE, kaynamak, SAĞLIKLI, SAHANLIK, sıhhatli, FIŞKIRMAK, İYİ DURUM, ADAMAKILLI, DİKKATLİCE, İYİ DURUMDA, 1.İYİ 2.KUYU, PETROL KUYUSU, ASANSÖR BOŞLUĞU, Sintine kuyusu., MERDİVEN BOŞLUĞU, Termometre kovanı, kis. we will, we shall., 1) Kuyu 2) Kaynak, pınar 3) Asansör boşluğu 4) Sahanlık, i., f. kuyu, cesme, memba, kaynak; pinar; hokka; sahanlik, merdiven veya asansor boslugu; f. kaynamak, yerden fiskirmak. well up yukselmek. well sweep kaldirac., 1.su kuyusu, petrol kuyusu, kuyu, 2.memba, pınar, kaynak, 3.merdiven boşluğu, asansör boşluğu, 4.sağlığı yerinde, iyi, yakşı, uygun, yerinde, 5.şanslı, 6.fışkırıp akmak, (unlem) Pekala! Ya! Hayret! Olur sey degil! Sahi ! Eh ! Haydi. I Well, to be sure... Eh olabilir. Well, well ! Vah vah ! Aman efendim ! Hayret ! Well, as I was saying Ha ! Diyordum ki.
  • enough: Kafi, KÂFİ, yeter, yeterli, YETERİNCE, YETERLİ MİKTAR, 1.yeterli, yeter, bes, 2.yeterince, yeteri kadar
  • alone: yalnız, KİMSESİZ, tek başına, yapayalnız, yalnız başına, 1.YALNIZ 2.TEK, diğer faktörlerin etkisinde olmayan, 1.tek başına, yalnız, 2.yalnız, sadece, (s)., (z). yalniz tek basina. Iet alone kendi haline birakmak, mesgul olmamak, karismamak.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli