İngilizce → Türkçe arama

Türkçe law related to residence and travel of foreigners in turkey ne demek?

law related to residence and travel of foreigners in turkey için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • law: DAVA, İLKE, töre, usul, yasa, Hukuk, kaide, kanun, KURAL, nizam, adalet, düstur, YASA, KANUN, 1.kanun, yasa, 2.kural, 3.hukuk, 4.polis
  • related: BAĞLI, AKRABA, İLGİLİ, İLİŞKİN, İLİŞKİLİ, ilgili (onunla), v.ilişki kur:adj.ilgili, ilgili, ilişkili, bağlantılı, s. anlatilmis, hikaye edilmis; alakasi olan, akraba olan.
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • residence: yer, hane, ikamet, ikametgâh, yaşanan yer, oturma, ikamet, ikamet edilen yer, 1.konut, 2.oturma, ikamet, Konut, ev, ikametgâh, ikamet edilen yer, mesken, i. oturma, ikamet; ev, mesken, hane, ikametgah; yer; ikamet muddeti. declaration of residence ikamet beyannamesi. residence permit ikamet tezkeresi.
  • and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
  • travel: GEZİ, almak, geçmek, GEZMEK, İŞLEME, KAÇMAK, hareket, İŞLEMEK, SEYAHAT, DOLAŞMAK, YOLCULUK, YOL ALMAK, Kurs, gezinti, seyahat etmek, YOLCULUK ETMEK, YOLCULUK YAPMAK, v.seyahat et:n.yolculuk, Yolculuk, seyahat, gezi, yolculuk, seyahat, yolculuk yapmak, dolaşmak, 1.seyahat etmek, yolculuk yapmak, 2.yol almak, gitmek, 3.tüymek, topuklamak, gazlamak, 4.seyahat, yolculuk
  • of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • turkey: TÜRK, Hindi, türkiye, BAŞARISIZ FİLM, 1.HİNDİ 2 TÜRKİYE, başarısız film veya tiyatro oyunu, i. Turkiye. Turkey red kirmizi kokboyasi. Turkey stone firuze; bilegitasi., i. hindi, zool. Meleagris gallopavo; A.B.D., (argo) basarisiz piyes. turkey buzzard hindi akbabasi. turkey cock erkek hindi, baba hindi. turkey hen disi hindi. turkey trot bir cesit caz dansi. talk turkey dobra dobra konusmak, yuzune karsi soylemek.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli