İngilizce → Türkçe arama
Türkçe its so good to see you again ne demek?
its so good to see you again için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- its: onun, onun, -ın, -in, (zam.) onun (it'in iyelik hali).
- so: DA, DE, ve, ÇOK, PEK, güya, için, kâfi, ÖYLE, AYNEN, BÖYLE, DEMEK, KADAR, sanki, ŞÖYLE, yeter, ÖYLEKİ, BÖYLECE, o kadar, bu kadar, demek ki, şu kadar, bu yüzden, bu nedenle, SOL NOTASI, bu takdirde, bundan dolayı, muz., bak. sol., conn.bu yüzden:adj.çok:adv.bu yüzden, 1.ÖYLEYSE, BU YÜZDEN 2.BU ŞEKİLDE 3.ÇOK, 1. öyle, o kadar, 2. bu kadar, 3. o derece, 4. böyle, şöyle, 5. bu yüzden, bu nedenle, 6. demek (ki)
- good: ÇOK, hoş, iyi, mal, EMİN, USLU, büyük, DOĞRU, fayda, GÜZEL, HAYIR, kerim, salâh, uygun, yarar, cömert, dolgun, iyilik, SAĞLAM, faydalı, hasenat, HAYIRLI, hünerli, itaatli, menfaat, muteber, münasip, OLDUKÇA, şerefli, YARARLI, yerinde, doğruluk, mükemmel, sıhhatli, DOLU DOLU, güvenilir, neredeyse, sağlamlaştırmak, SAĞLIĞA YARARLI, orta kalite etin resmi puanı, 1.İYİ 2.DEVAMLI ( uzun periyot ), 1.iyi, yakşı, 2.uygun, yerinde, 3.iyi ahlaklı, namuslu, 4.yardımsever, iyiliksever, 5.sevecen, 6.uslu, 7.tam, komple, 8.sağlam, güvenilir, 9.yetenekli, becerikli, 10.saygıdeğer, 11.başarılı, iyi, 12.iyilik, 13.yarar, kazanç, çıkar, fayda, 14.(the ile) iyi
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- see: gör, işte, BAKMAK, görmek, SEZMEK, ANLAMAK, PAPALIK, GÖRÜŞMEK, FARKETMEK, SEYRETMEK, UĞURLAMAK, YOLCU ETMEK, dikkat etmek, GÖRÜP GEÇİRMEK, GÖZ ÖNÜNE ALMAK, 1.GÖRMEK 2.FARK ETMEK 3.ANLAMAK, i. piskoposluk. Holy See Papalik., görmek, anlamak, kavramak, -e bakmak, 1.görmek, 2.anlamak, kavramak, farkına varmak, görmek, 3.gereğini yapmak
- you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
- again: yine, yeniden, bir daha, diğer açıdan, diğer yandan, BİR DAHA;YİNE, diğer taraftan, diğer bir taraftan, 1.bir daha, tekrar, yine, yeniden, gene, 2.bundan başka, ayrıca, (z). tekrar, yine, bir daha; bundan baska. as much again bir misli daha. now and again ara sira, zaman zaman, bazen. tirne and again tekrar tekrar, defaatle.
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.