İngilizce → Türkçe arama
Türkçe in the heat of the moment ne demek?
in the heat of the moment için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- heat: ısı, isı, tav, ATEŞ, ÖFKE, BASKI, gazap, sıcak, ACILIK, hiddet, ISINMA, ISITMA, KIZMAK, HARARET, ISINMAK, ısıtmak, KIZIŞMA, KIZIŞMAK, sıcaklık, KIZDIRMAK, KIZGINLIK, KIZIŞTIRMAK, VÜCUT ISISI, v.ısıt:n.ısı, 1) Isı; 2) Döküm, HAREKETLENDİRMEK, ısıtmak, ısınmak, KIZGINLIK DÖNEMİ, i.Isı, sıcaklık, hararet, (f). Isitmak, isinmak; kizdirmak, kizmak., 1.ısı, 2.sıcaklık, sıcak, 3.eleme yarışı, 4.(dişi ve memeli hayvanlarda) çiftleşme isteği, ateşli/azgın dönem, 5.ısınmak, 6.ısıtmak
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- moment: an, ÖNEM, NÜFUZ, cevher, kuvvet, moment, ehemmiyet, an, önem, fiz. moment, 1.kısa süre, an, 2.önem, 1) An, lahza; 2) Evre, durum;3) Döngü moment (mek), i. an, lahza; ehemmiyet, nufuz, kuvvet; fiz. moment, hareket hasil etme kabiliyeti; cevher, unsur. moment of truth karar ani, kritik an; boga guresinde boganin olduruldugu an.