İngilizce → Türkçe arama

Türkçe i would like you to meet someone ne demek?

i would like you to meet someone için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • would: istemek, ecek, ecekti, istedi, 1.-cekti, -caktı, 2.-ecek, -acak
  • like: eşit, gibi, v.iste:adj.benzer, 1. HOŞLANMAK 2.GİBİ, sonek -imsi, gibi, benzer: lifelike, workmanlike., f. hoslanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdigi ve begenmedigi seyler., 1.beğenmek, sevmek, hoşlanmak, 2.istemek, dilemek, 3.benzer, 4.ilg. gibi, 5.-in özelliği, 6.benzeri, 7.bağ. gibi, 8.-miş gibi
  • you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • meet: UYGUN, BULMAK, karşıla, MÜNASİP, UĞRAMAK, YARIŞMA, buluşmak, GÖRÜŞMEK, KAVUŞMAK, tanışmak, birleşmek, RASTLAMAK, TOPLANMAK, KARŞILAMAK, KARŞILAŞMA, KARŞILAŞMAK, BAŞINA GELMEK, GÖRÜŞME YAPMAK, yüzyüze gelmek, YERİNE GETİRMEK, yüz yüze gelmek, aynı fikirde olmak, BULUŞMAK, KARŞILAMAK, karşı karşıya gelmek, o_h.buluş e.karşılaş, s. uygun, munasip, yakisir., i. karsilasma, atletizm yansmasi., f. (met) rastgelmek, karsilasmak, tesaduf etmek, bulmak; karsilamak; tanismak; bulusmak, toplanmak, bir araya gel mek, gorusmek; birlesmek, kavusmak; ugramak, basina gelmek; yerine getirmek., 1.rastlamak, rast gelmek, karşılaşmak, 2.karşılaşmak, karşı karşıya gelmek, 3.tanışmak, 4.karşılamak, 5.buluşmak, görüşmek, 6.toplanmak, 7.değmek, dokunmak, buluşmak, 8.karşılamak, yerine getirmek, tatmin etmek, doyurmak, 9.ödemek, 10.karşılamak, yanıtlam
  • someone: biri, birisi, ŞAHSİYET, bir kimse, ÖNEMLİ KİMSE, zam., i. birisi; i. bir kimse.

Sözlük sonuçları

6  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli