İngilizce → Türkçe arama
Türkçe i want to live my life ne demek?
i want to live my life için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- want: adem, ARZU, gerek, hacet, İSTEK, LÜZUM, aramak, noksan, YOKLUK, İHTİYAÇ, istemek, sıkıntı, zaruret, eksiklik, FAKİRLİK, ARZULAMAK, yoksulluk, ARZU ETMEK, GEREKSİNİM, GEREKSİNME, EKSİK OLMAK, GEREKTİRMEK, lazım olmak, TALEP ETMEK, YOKSUN OLMAK, İHTİYACI OLMAK, İSTEMEK, İSTEK, 1.istemek, ihtiyacı olmak, 2.gereksinim, gereksinme, ihtiyaç, lüzum, 3.istek, 4.yokluk, 5.eksiklik, noksan, 6.yoksulluk, fakirlik, sıkıntı, 7.ihtiyaçlar, gereksinimler, eksikler, istekler, i. yokluk, adem; eksiklik, noksan; luzum, ihtiyac; gerek, hacet; sikinti, zaruret, yoksulluk, fakirlik; istek, arzu. want ad k.dili., gazet. kucuk ilan. be in want muhtac olmak. for want of bulunmadigindan.
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- live: diri, canlı, zinde, eğleşmek, geçinmek, geçirmek, beslenmek, var olmak, ikamet etmek, v.yaşa:adj.canlı, 1) gerilim altında, 2) canlı, 1.yaşamak, 2.oturmak, yaşamak, 3.gereksinimlerini karşılamak, geçinmek, 4.diri, canlı, 5.(bomba, vb.) patlamamış, canlı, 6.elektrikle yüklü, cereyanlı, 7.(yayın) canlı
- my: benim, bana ait, zam. benim., 1. benim, 2. aman!, kis. million years., (unlem) Aman! Olur sey degil ! Hayret!
- life: sefa, zevk, cümbüş, şahsen, canlılık, biyografi, cankurtaran, YAŞAM, HAYAT, Hayat, yaşam, ömür, hayat, ömür, canlılık, 1.hayat, yaşam, durmuş, 2.kişi, can, yaşam, 3.hareket, canlılık, hayat, 4.can katan kimse ya da şey