İngilizce → Türkçe arama

Türkçe i want to learn how to do what you do ne demek?

i want to learn how to do what you do için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • want: adem, ARZU, gerek, hacet, İSTEK, LÜZUM, aramak, noksan, YOKLUK, İHTİYAÇ, istemek, sıkıntı, zaruret, eksiklik, FAKİRLİK, ARZULAMAK, yoksulluk, ARZU ETMEK, GEREKSİNİM, GEREKSİNME, EKSİK OLMAK, GEREKTİRMEK, lazım olmak, TALEP ETMEK, YOKSUN OLMAK, İHTİYACI OLMAK, İSTEMEK, İSTEK, 1.istemek, ihtiyacı olmak, 2.gereksinim, gereksinme, ihtiyaç, lüzum, 3.istek, 4.yokluk, 5.eksiklik, noksan, 6.yoksulluk, fakirlik, sıkıntı, 7.ihtiyaçlar, gereksinimler, eksikler, istekler, i. yokluk, adem; eksiklik, noksan; luzum, ihtiyac; gerek, hacet; sikinti, zaruret, yoksulluk, fakirlik; istek, arzu. want ad k.dili., gazet. kucuk ilan. be in want muhtac olmak. for want of bulunmadigindan.
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • learn: öğren, işitmek, öğrenmek, 1.öğrenmek, haber almak, (f.) (ed veya learnt) ogrenmek; isitmek; haber almak. learn by heart ezberden ogrenmek, ezberlemek. learn by rote tekrarlaya tekrarlaya ezberlemek.
  • how: NE, nasıl, niçin, YÖNTEM, NEREDEN, ne denli, ne kadar, ne alemde, nasıl yani, NE DURUMDA, YAPMA YÖNTEMİ, 1.nasıl, 2.ne kadar, 3.ne kadar, nasıl da, 4.hangi yolla, nasıl
  • do: yap, HİLE, ETMEK, PARTİ, UYMAK, bitkin, kılmak, YAPMAK, eğlenti, eylemek, başarmak, DALAVERE, yetişmek, davranmak, kaldırmak, DÜZENLEMEK, hazırlamak, İLGİLENMEK, TAMAMLAMAK, TEMİZLEMEK, DOLANDIRMAK, NEDEN OLMAK, DOLANDIRICILIK, MEYDANA GETİRMEK, ROLÜNÜ ÜSTLENMEK, AYAĞINI KAYDIRMAK, EĞLENCELİ TOPLANTI, (i)., (muz). bir gamin birinci ve son notasi., 1. büyük toplantı, parti, 2. yapmak, etmek, başarmak, 3. yetmek, 4. yetişmek, (i)., (k.dili), eglenti, toplanti. do's and don'ts yapilmasi ve yapilmamasi gereken seyler.
  • what: ne, HANGİ, ne kadar, ne açıdan, her ne çeşit, her ne türlü, wh.ne| :q.ne, ne kadar müthiş, ne kadar önemli, ne kadar değerli, ne kadar şaşırtıcı, ne kadar göze çarpan, ne kadar dikkat çekici, ne kadar çok (şaşkınlık), bir şeyin tüm özellikleri, ne, nasıl, hangi, - for niçin
  • you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli