İngilizce → Türkçe arama

Türkçe have ones nose in the air ne demek?

have ones nose in the air için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • have: he, HİLE, ALMAK, ETMEK, OLMAK, saymak, tutmak, YAPMAK, ÜÇKÂĞIT, ALDATMAK, BULUNMAK, ettirmek, sahip ol, ELDE ETMEK, GÖZ YUMMAK, devam etmek, DOLANDIRMAK, KABUL ETMEK, SAHİP OLMAK, ZORUNDA OLMAK, VARLIKLI KİMSE, ilişki içinde olmak, eşlik eden olaylarla ilgili olmak, had, hav.ing) kuraldisi çekimleri: simdiki zaman ı, you, we, they have, 1.(yardımcı fiil), 2.(have got), -si olmak, 3.almak, 4.yapmak, 5.yemek, içmek, 6.izin vermek, 7.doğurmak, 8.davet etmek, çağırmak, 9.(rüya) görmek, 10.geçirmek, 11.karşılaşmak
  • ones: birileri
  • nose: burun, apaçık, Burun., KOKLAMAK, KOKU ALMAK, çok az fark, MEME (MOT.), EMZİK (MOT.), BURNUNU SÜRMEK, KOKLAYARAK BULMAK, burun gibi çıkıntı, KOKU ALMA YETENEĞİ, v.yavaş ilerle:n.burun, GENİZDEN ÇIKARMAK (SES), 1.burun, 2.koku alma gücü, 3.bir şeyin ön/uç kısmı, burun, 4.koklamak, kokusunu almak, 5.burnunu sürmek, burnu ile dürtmek, itmek, 6.yavaşça ya da dikkatle ilerlemek, gitmek
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • air: arya, uçak, nefes, v.havalandır:n.hava, 1.HAVA 2.HAVALANDIRMA, (t). havalandirmak; gunese sermek; atese gostermek; acmak. air one's views fikirlerini acmak., 1.soluduğumuz hava, 2.gökyüzü, 3.genel durum, 4.havalandırarak kurutmak, 5.havalandırmak, 6.hava atmak, caka satmak, gösteriş yapmak

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.