İngilizce → Türkçe arama
Türkçe have ones head in the clouds ne demek?
have ones head in the clouds için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- have: he, HİLE, ALMAK, ETMEK, OLMAK, saymak, tutmak, YAPMAK, ÜÇKÂĞIT, ALDATMAK, BULUNMAK, ettirmek, sahip ol, ELDE ETMEK, GÖZ YUMMAK, devam etmek, DOLANDIRMAK, KABUL ETMEK, SAHİP OLMAK, ZORUNDA OLMAK, VARLIKLI KİMSE, ilişki içinde olmak, eşlik eden olaylarla ilgili olmak, had, hav.ing) kuraldisi çekimleri: simdiki zaman ı, you, we, they have, 1.(yardımcı fiil), 2.(have got), -si olmak, 3.almak, 4.yapmak, 5.yemek, içmek, 6.izin vermek, 7.doğurmak, 8.davet etmek, çağırmak, 9.(rüya) görmek, 10.geçirmek, 11.karşılaşmak
- ones: birileri
- head: ANA, baş, ŞEF, AKIL, kafa, KİŞİ, KONU, REİS, TEPE, TURA, başak, doruk, fıkra, göbek, i.Baş, KELLE, KÖPÜK, LİDER, madde, MÜDÜR, önder, pruva, ZİRVE, BAŞKAN, geçmek, GİTMEK, KAYMAK, kaynak, manşet, şahika, BAŞTAKİ, ön taraf, UÇ KISIM, yönelmek, YÖNETİCİ, YÖNETMEK, baş taraf, BAŞ, KAFA, KİŞİ BAŞI, KULLANMAK, oral seks, yöneltmek, yüznumara, BAŞ VERMEK, PINAR BAŞI, BAŞI ÇEKMEK, OLGUNLAŞMAK, en önemli uç, KONU BAŞLIĞI, YÖNLENDİRMEK, BAŞINDA OLMAK, BAŞ İLE İLGİLİ, v.başı çek:n.baş, Basma yüksekliği, düşü, 1) Kafa 2) Sıvı metal basıncı, gemi tuvaletlerine verilen isim, Baş. Damıtma işleminde önden alınan baş mahsul, insan veya hayvan başına göre uzunluk veya yükseklik, 1)Gemi başı,pruva. 2)Tuvalet,hela. 3)Bayrağın uçkurluk yakası., (s.) bas, basta olan; basa ait. head sea (den.), bas denizleri, onden gelen dalgalar., 1.baş, kafa, 2.baş, baş taraf, 3.akıl, beyin, kafa, 4.lider, başkan, baş, 5.üst kısım, ön taraf, baş, 6.metal paranın resimli yüzü, tura, 7.su, buhar basıncı, 8.başında olmak, başı çekmek, 9.sorumlu olmak, yönetmek, baş olmak, 10.bir yöne doğru hareket et
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.