İngilizce → Türkçe arama
Türkçe have a good head on ones shoulders ne demek?
have a good head on ones shoulders için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- have: he, HİLE, ALMAK, ETMEK, OLMAK, saymak, tutmak, YAPMAK, ÜÇKÂĞIT, ALDATMAK, BULUNMAK, ettirmek, sahip ol, ELDE ETMEK, GÖZ YUMMAK, devam etmek, DOLANDIRMAK, KABUL ETMEK, SAHİP OLMAK, ZORUNDA OLMAK, VARLIKLI KİMSE, ilişki içinde olmak, eşlik eden olaylarla ilgili olmak, had, hav.ing) kuraldisi çekimleri: simdiki zaman ı, you, we, they have, 1.(yardımcı fiil), 2.(have got), -si olmak, 3.almak, 4.yapmak, 5.yemek, içmek, 6.izin vermek, 7.doğurmak, 8.davet etmek, çağırmak, 9.(rüya) görmek, 10.geçirmek, 11.karşılaşmak
- good: ÇOK, hoş, iyi, mal, EMİN, USLU, büyük, DOĞRU, fayda, GÜZEL, HAYIR, kerim, salâh, uygun, yarar, cömert, dolgun, iyilik, SAĞLAM, faydalı, hasenat, HAYIRLI, hünerli, itaatli, menfaat, muteber, münasip, OLDUKÇA, şerefli, YARARLI, yerinde, doğruluk, mükemmel, sıhhatli, DOLU DOLU, güvenilir, neredeyse, sağlamlaştırmak, SAĞLIĞA YARARLI, orta kalite etin resmi puanı, 1.İYİ 2.DEVAMLI ( uzun periyot ), 1.iyi, yakşı, 2.uygun, yerinde, 3.iyi ahlaklı, namuslu, 4.yardımsever, iyiliksever, 5.sevecen, 6.uslu, 7.tam, komple, 8.sağlam, güvenilir, 9.yetenekli, becerikli, 10.saygıdeğer, 11.başarılı, iyi, 12.iyilik, 13.yarar, kazanç, çıkar, fayda, 14.(the ile) iyi
- head: ANA, baş, ŞEF, AKIL, kafa, KİŞİ, KONU, REİS, TEPE, TURA, başak, doruk, fıkra, göbek, i.Baş, KELLE, KÖPÜK, LİDER, madde, MÜDÜR, önder, pruva, ZİRVE, BAŞKAN, geçmek, GİTMEK, KAYMAK, kaynak, manşet, şahika, BAŞTAKİ, ön taraf, UÇ KISIM, yönelmek, YÖNETİCİ, YÖNETMEK, baş taraf, BAŞ, KAFA, KİŞİ BAŞI, KULLANMAK, oral seks, yöneltmek, yüznumara, BAŞ VERMEK, PINAR BAŞI, BAŞI ÇEKMEK, OLGUNLAŞMAK, en önemli uç, KONU BAŞLIĞI, YÖNLENDİRMEK, BAŞINDA OLMAK, BAŞ İLE İLGİLİ, v.başı çek:n.baş, Basma yüksekliği, düşü, 1) Kafa 2) Sıvı metal basıncı, gemi tuvaletlerine verilen isim, Baş. Damıtma işleminde önden alınan baş mahsul, insan veya hayvan başına göre uzunluk veya yükseklik, 1)Gemi başı,pruva. 2)Tuvalet,hela. 3)Bayrağın uçkurluk yakası., (s.) bas, basta olan; basa ait. head sea (den.), bas denizleri, onden gelen dalgalar., 1.baş, kafa, 2.baş, baş taraf, 3.akıl, beyin, kafa, 4.lider, başkan, baş, 5.üst kısım, ön taraf, baş, 6.metal paranın resimli yüzü, tura, 7.su, buhar basıncı, 8.başında olmak, başı çekmek, 9.sorumlu olmak, yönetmek, baş olmak, 10.bir yöne doğru hareket et
- on: de, İLE, açık, BERİ, için, HAZIR, YANIK, makbul, DEVREDE, ileride, SAHNEDE, ÜSTÜNDE, yanında, YÖNÜNDE, DURMADAN, -E DOĞRU, hakkında, ÜZERİNDE, zarfında, aralıksız, CİVARINDA, kenarında, ÇAKIRKEYİF, ÇALIŞMAKTA, daha sonra, OLMAKTA OLAN, açık, çalışır, GİYMİŞ OLARAK, SÜREKLİ OLARAK, ÜSTÜNDE (GİYSİ), DEVAM ETMEKTE OLAN, 1. aralıksız, durmadan, 2. ileri, 3. giymiş, üzerinde, 4. aralıksız, durmadan, 5. ileri, 6. ileriye, 7. giymiş, 8. (edat) üstün(d)e, 9. üzerin(d)e, 10. yanında
- ones: birileri
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.