İngilizce → Türkçe arama

Türkçe hassler base line measuring apparatus ne demek?

hassler base line measuring apparatus için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • base: Üs, ADİ, ALT, Baz, DİP, KÖK, piç, asıl, ESAS, KABA, KALP, ALÇAK, KAİDE, rezil, SAHTE, taban, temel, ALTLIK, korkak, KURMAK, DAYANAK, KATIŞIK, AŞAĞILIK, değersiz, DAYANDIRMAK, SAHA KENARI, Temel, kaide, 1. TABAN 2.ÜS, v.dayan:n.esas, BAŞLANGIÇ SAYISI, taban, kaide, temel, 1) taban, 2) temel, 3) üs, 1)Bir boyanın ana maddesi. 2)Üs., diğer parçaların üzerine monte edildiği parça, 1) Temel; Taban; 2) Baz (kim) 3) Kök(kimya); 4) Şişedibi (cam), köylünün çiftliğini derebeyinin taleplerine göre işletmesine dayalı, (f). temel atmak, kurmak, tesis etmek; on veya upon ile bir esas uzerine bina ettirmek; dayandirmak., (s). alcak, adi, rezil; korkak; degersiz; sahte, kalp. baseborn (s). soylu aileden gelmeyen; nikahsiz dogmus, pic; alcak, zalim. basely (z). alcakca. baseness (i). alcaklik., 1.temel, alt kısım, bir şeyin üzerinde durduğu kısım, taban, 2.başlangıç noktası, baş, esas, 3.üs, 4.merkez, merkez şube, 5.doğru, düzlem, 6.öz, içerik, esas, 7.baz, 8.aşağılık, adi, alçak, alçakça, 9.(on/upon ile) ... üzerine kurmak, -e dayandırmak
  • line: ip, not, saf, soy, yol, dizi, hiza, renk, saha, sıra, çığır, çizgi, desen, geçek, iplik, kısım, mısra, nesep, satır, sicim, şekil, tarik, dizmek, hizmet, meslek, pusula, silsile, itaatsiz, sıralamak, hat, satır, meşguliyet, doğru çizgi, kısa mektup, v.çiz:n.çizgi, 1) hat; 2) çizgi, ÇİZGİ, SATIR, SIRA, belirli bir cins mal, hat, satır çizgi, satır, ortak bir sınıra sahip olmak, içine astar koymak, astarlamak, Hat, çizgi, sınır, hudut, sıra, dizi, hat (telefon/telgraf/tren/gemi vb için), 1) devre, hat; 2) satır; 3) çizgi, 4) ton, Enerji hattı,hat, eksen, çizgi, dizi, sıra, f. icine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak., 1) Doğru 2) Çizgi (x-ışınları)3) Tarak (cam); 4) Satır (basım), (kitabı) dikip düzenledikten sonra genellikle sırt kısmını kaplayarak güçlendirmek, f. cizgilerle gostermek; altina veya ustune cizgi cekmek; dizmek, bir siraya koymak; cizgilerle doldurmak. line up siraya girmek, sira meydana getirmek., 1.(with ile) içini kaplamak, astarlamak, 2.çizgi çizmek, 3.sıra oluşturmak, 4.çizgi, hat, yol, 5.sınır belirten çizgi, hat, 6.dizi, sıra, saf, 7.ip, sicim, olta ipi, 8.telefon hattı, 9.demiryolu hattı, 10.(hava ve deniz) hat, yol, 11.iş, meslek, hizmet, u
  • measuring: 1. ölçme, 2. ölçüm, ölçü, n.ölçüm:v.ölç:prep.ölçerek
  • apparatus: Alet, aygıt, Cihaz, takım, aparat, makine, ALETLER, levazım, Aygıt; Donanım, alet, cihaz, aygıt, cihaz, aygıt, alet, aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan), makineler (belli bir amaç için kullanılan), (i). takim, aletler, cihaz, makine, levazim, aygit; politik bir orgutun bir kismi. apparatus criticus (Lat). edebi calismalarda kullanilan kitaplar vb; bir eserin derkenari.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli