İngilizce → Türkçe arama

Türkçe but it took me a while to figure out what happened ne demek?

but it took me a while to figure out what happened için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • but: ki, ama, ancak, fakat, İTİRAZ, SADECE, YALNIZCA, ne var ki, HİÇ OLMAZSA, 1.ama, 2.ama, ancak, 3.ki, 4.-den başka
  • it: o, ona, onu, pro.o:prob.onu, 1. o, 2. onu, 3. ona, 4. (oyunda) ebe, (zam.), (i.) o, onu, ona, (cinsiyet belirtmeyen zamirin 3. tekil sahsi); (i.) ebe (oyunlarda).
  • took: al, bak. take.
  • me: bana, beni, bana göre, BANA, BEN, ben kavramı, kis. Maine., bana kalırsa, 1. beni, 2. bana, 3. ben, zam., bak. I, beni, bana. Ah me ! Aman, aman!. Dear me! Olur sey degil!, ayrı ve kişisel bir bireyselliğe sahip olan veya bu bireyselliğin farkında olan kimse
  • while: süre, bazen, müddet, BU ARADA, kısa zaman, süre, zaman, ıf.iken:prep.sırasında, (bir eylem için) harcanan çaba ve zaman, müddet, zaman, süre, iken, -diği halde, -irken, (bir eylemin gerçekleştirilmesi için) gerekli zaman dilimi, i., f. vakit, zaman, sure, muddet; kisa sure; f., away( ile) (vakit) gecirmek. between whiles zaman zaman, bazen, ara sira. be worth while zahmetine degmek, the while o esnada, ayni zamanda.
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • figure: hal, yüz, adet, sima, çehre, değer, figür, fiyat, resim, sekil, suret, şahıs, şekil, tavır, numara, görünüş, istiare, gösteriş, şahsiyet, hesaplamak, Sayı, rakam, insan tasviri, v.yer al:n.şekil, 1) şekil; 2) sayı, rakam, numara, adet, 1.SAYI 2.ŞEKİL, VÜCUT, 1.biçim, şekil, figür, 2.beden yapısı, boy, pos, endam, 3.sayı, rakam, 4.önemli kişi, şahsiyet, 5.sanmak, inanmak, saymak, 6.olarak yer almak
  • out: AUT, DIŞ, BÜYÜK, ÇIKIŞ, ÇÖZÜM, EKSİK, FAZLA, AÇIKTA, bahane, BİTMİŞ, ÇIKMIŞ, dışarı, GREVDE, KOVMAK, SÖNMÜŞ, UZAKTA, anormal, ESKİMİŞ, tamamen, bayılmak, BOZULMUŞ, ÇIKARMAK, DAHA ÇOK, DAHA İYİ, DIŞARIDA, DIŞARIYA, KALMAMIŞ, keyifsiz, KURTULUŞ, UZAKTAKİ, ÇIKAR YOL, OLANAKSIZ, YIPRANMIŞ, ÇİZGİ DIŞI, DIŞARIDAKİ, İŞE YARAMAZ, YENİ ÇIKMIŞ, AÇIĞA ÇIKMIŞ, SESLİ OLARAK, YÜKSEK SESLE, MODASI GEÇMİŞ, atlanmış sözcük, PRATİĞİNİ YİTİRMİŞ, onek fazlasiyle, (oburunden) daha iyi, daha cok: outstay, outbid outdrink., 1.dışarı, dışarıya, 2.dışarıda, 3.yüksek sesle, bağırarak, 4.adamakıllı, tamamıyla, bütünüyle, 5.modası geçmiş, 6.dışta yer alan, dış, harici, 7.uzak, uzakta olan, 8.olanaksız, 9.(ışık, ateş vb.) sönmüş, sönük, 10.(tahmin, hesap vb.) yanlış
  • what: ne, HANGİ, ne kadar, ne açıdan, her ne çeşit, her ne türlü, wh.ne| :q.ne, ne kadar müthiş, ne kadar önemli, ne kadar değerli, ne kadar şaşırtıcı, ne kadar göze çarpan, ne kadar dikkat çekici, ne kadar çok (şaşkınlık), bir şeyin tüm özellikleri, ne, nasıl, hangi, - for niçin
  • happened: OLMUŞ

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli