İngilizce → Türkçe arama
Türkçe break sb in ne demek?
break sb in için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- break: ARA, GAF, kes, POT, FREN, mola, şans, FİRAR, kaçış, KAÇMA, KIRIK, KIRMA, kısım, parça, aralık, atılma, BATMAK, bozmak, ÇATLAK, ÇÖZMEK, DALMAK, fasıla, FIRSAT, KAÇMAK, kesmek, kırmak, KOPMAK, YENMEK, yıkmak, açıklık, AĞARMAK, KIRILMA, UYMAMAK, BATIRMAK, bitirmek, bozuşmak, ÇİĞNEMEK, dağıtmak, FIRLAMAK, KIRILMAK, KOPARMAK, PATLAMAK, SÖYLEMEK, TENEFFÜS, BOZDURMAK, iş molası, yaralamak, ARA VERMEK, parçalamak, İFLAS ETMEK, İHLAL ETMEK, mola vermek, PARÇALANMAK, Kırık, kopuk, Ara, dinlenme, v.kır:n.aralık, ANİ FİYAT DÜŞÜŞÜ, SOLO BÖLÜM (CAZ), Dalgaların köpük çıkararak çatlaması., (özellikle beklenmedik şekilde) durumunu düzeltme şansı, (remi kart oyununda) kartları karıştıracak ilk oyuncu olmak, bir satırdaki yazıyı bir sonraki satırda devam etmek üzere kesmek, bir yazıyı başlangıç sayfasından hemen sonra gelmeyen bir sayfada devam ettirmek, (remi kart oyununda) her oyuncu bir el daha oynadıktan sonra oyunun biteceğini duyurmak, 1.kırılmak, parçalanmak, 2.kopmak, 3.kırmak, parçalamak, 4.koparmak, 5.bozmak, bozulmak, 6.yarmak, açmak, çatlatmak, 7.uymamak, tutmamak, 8.çiğnemek, 9.kontrol etmek, dizginlemek, 10.daha iyi yapmak, 11.mahvetmek, yıkmak, 12.bitmek, sona ermek, 13.çözmek,
- sb: kis., kim. antimon.
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.