İngilizce → Türkçe arama
Türkçe a square peg in a round hole ne demek?
a square peg in a round hole için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- square: ada, DİK, TAM, AÇIK, kare, KATI, DOĞRU, GÖNYE, KESİN, UYGUN, UYMAK, DÖRDÜL, DÖRTLÜ, DÜRÜST, DÜZGÜN, iletki, meydan, ÖDEMEK, DÖRTGEN, insaflı, namuslu, ödeşmek, BAĞDAŞAN, dosdoğru, kesirsiz, nizamsız, UYDURMAK, AYARLAMAK, dik açılı, DÜZELTMEK, HALLETMEK, DİK TUTMAK, doğrultmak, DÖRT KÖŞELİ, KARE YAPMAK, YERLEŞTİRMEK, KARE ŞEKLİNDE, PARA YEDİRMEK, SÜTUN KAİDESİ, KARESİNİ ALMAK, STANDART KURAL, KARELERE BÖLMEK, SATRANÇ TAHTASI, KARE KARE YAPMAK, ESKİ KAFALI KİMSE, KARE ŞEKLİNDE ŞEY, v.karesini al:n.kare, dört köşeli hale getirmek, BERABERLİĞİ SAĞLAMAK (SPOR), 1) Kare; dördül 2) Gönye 3) Üst iki (mak), meydan (şehirdeki bina veya sokakların oluşturduğu), 1.dördül, kare, 2.alan, meydan, 3.gönye, 4.kare, 5.örümcek kafalı, çağının gerisinde kalmış, eski kafalı kişi, 6.kesirsiz, tam, eşit, 7.dürüst, doğru, insaflı, 8.açık, kesin, 9.eski kafalı, 10.eşit, başabaş, 11.dört köşe yapmak, 12.karesini almak, 13.doğr
- peg: askı, DÜBEL, kanca, BAHANE, derece, VESİLE, MAZERET, mertebe, SAPTAMAK, AĞAÇ ÇİVİ, BELİRLEMEK, AKORT VİDASI, KAZIK (KISA), ÇAMAŞIR MANDALI, AĞAÇ ÇİVİ İLE ÇAKMAK, SODALI VİSKİ (BRİT.), ASKI KANCASI (ELBİSE), KAZIK ÇAKARAK SABİTLEMEK, 1)Tahta çivi; Tahta kazık; 2)Askı; Kanca; Mandal, 1.ağaç çivi, 2.mandal, 3.kanca, askı, 4.mandallamak, 5.(fiyat, vb.) sabitleştirmek, f. (-ged, -ging) tahta civi ile mihlamak, yerine mihlamak; civiler cakarak yerini isaret etmek; alip satmak suretiyle fiyatlarda istikrar saglamak; k.dili atmak. peg away (at) istikrarli bir ,sekilde calismak.
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- round: çok, TAM, top, TUR, AÇIK, atış, atik, DİZİ, sıra, BÜTÜN, çabuk, DAİRE, devir, DİLİM, HALKA, hayli, kanon, KESİN, posta, RAUND, sefer, TUFAN, açıkça, ÇEMBER, dolgun, DÖNMEK, OKKALI, BOYUNCA, değirmi, KÜRESEL, YAKINDA, bitirmek, dolaşmak, ETRAFINA, HAKKINDA, KESİRSİZ, ŞİDDETLİ, toparlak, toplamak, yuvarlak, ÇEPEÇEVRE, doldurmak, ETRAFINDA, YAKININDA, ÇEKİNMEDEN, ÇEVRESİNDE, yuvarlamak, Nuar, tranş, ÖBÜR TARAFA, şişmanlamak, TOP ŞEKLİNDE, tüm yönlerde, YAYLIM ATEŞİ, YUVARLAK ŞEY, yuvarlaklaşmak, ETRAFINI SARMAK, ETRAFINDA DÖNMEK, ETRAFINI DOLAŞMAK, v.yuvarla:n.raund, yuvarlaklaştırmak, yuvarlak, yuvarlamak, yuvarlak toparlak daire, v.yuvarlaklaş:adj.yuvarlak, BİRBİRİ ARDINA YAPILAN ŞEYLER, Yuvarlak; Halka biçimli; Dairesel, (grup üyelerine aynı anda ikram edilen) likör, Bir şamadırayı,burnu yada sabit bir cismi uzaklığı ayni tutarak dönmek.Devren bordalamak., z., (edat) etrafa, etrafinda; devrederek, donup dolasarak; civarinda; (edat) cevresine, etrafina, etrafinda; her yonden; ileri geri., 1.yuvarlak, 2.yuvarlak, toparlak, top gibi, 3.aksi yöne, aksi yönde, 4.bir daire şeklinde hareket ederek, başlangıç noktasına dönerek, 5.daha uzun bir yoldan, dolaşarak, 6.birisinin bulunduğu yere, 7.civarda, 8.etrafında, çevresinde, çevresine, 9.-e sapar
- hole: İN, OYUK, ÇUKUR, delik, HÜCRE, KODES, KOVUK, kusur, BOŞLUK, DELMEK, KAZMAK, zorluk, KAPANMAK, DERİN YER, ZOR DURUM, DELİK AÇMAK, DELİĞE GİRMEK, DELİĞE SOKMAK, Makara kanalı, YUVASINA GİRMEK, KÖŞESİNE ÇEKİLMEK, v.deliğe sok:n.delik, 1)Delik (elektron); 2) Delik (mek), ilk turda kapalı olarak dağıtma (poker), 1.delik, oyuk, 2.kovuk, oyuk, in, 3.(golf) delik, top çukuru, 4.in, izbe, karanlık ve pis yer, 5.(golf) topu deliğe sokmak