İngilizce → Türkçe arama

Türkçe a shot in the arm ne demek?

a shot in the arm için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • shot: AŞI, ŞUT, atım, Atış, DOLU, ERİM, İĞNE, ŞANS, ÇEKİM, GÜLLE, LAĞIM, SAÇMA, VURUŞ, DENEME, DESTEK, MENZİL, miktar, TAHMİN, YARDIM, BOŞALMA, GİRİŞİM, nişancı, FOTOĞRAF, TEK İÇKİ, atış gülle, birdenbire, ÇAKIRKEYİF, FİLM ÇEKME, YANARDÖNER, TOP MERMİSİ, v.vur:n.atış, BİR FIRT İÇKİ, CİNSEL İLİŞKİ, KAFASI DUMANLI, şut (top için), TAHRİP MADDESİ, vuruş (top için), atım (mermi/roket için), saçma (çifte namlulu av tüfeği için), Küçük kadehte sert içkiyi bir içişte bitirmek, tek atmak, (s). yanardoner, sanjan (kumas); argo kafasi dumanli; (k).dili mahvolmus; kullanilmaz hale gelmis. shot to pieces tamamen bozulmus, darmadagin olmus., 1.atış, 2.erim, atım, menzil, 3.silah sesi, 4.mermi, saçma, 5.gülle, 6.nişancı, 7.girişim, deneme, 8.iğne, aşı, 9.vuruş, 10.şut, 11.resim, enstantane fotoğraf, 12.kadeh, yudum, 13.yanardöner, şanjan, 14.hasta, yorgun, bitkin, 15.eski, eskimiş
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • arm: DAL, GÜÇ, Kol, KOY, PAZI, ŞUBE, fakir, halis, silah, SİLÂH, kuvvet, teçhiz, CEPHANE, OTORİTE, DONATMAK, pazıbent, SAĞLAMAK, SARILMAK, KOL, SİLAH, SİLÂHLANMAK, DESTEK OLMAK, ELİNİ UZATMAK, SİLÂHLANDIRMAK, ZIRH GİYDİRMEK, Köşebent kenarları., v.silahlandır:n.kol, 1) Silah; 2) Kol (tıp, mak), (n) 1 kol, 2 koy, 3 otorite, (v) silahlandırmak 4 dal, 1.kol, 2.giysi kolu, 3.koltuk kolu, 4.güç, erk, yetke, otorite, 5.dal, şube kol, silahlandırmak, savaşa hazırlamak, 6.silah, 7.askerlik hizmeti, askerlik, 8.askeri kuvvetlerin bir kolu, (f)., (i). silahlandirmak,donatmak,techiz etmek, savasa hazirlamak; silahlanmak, silaha sarilmak; zirh giydirmek; (i). silah; askeri kuvvetlerin bir kolu. arming (i). silahlanma; silahlandirma; silah, donatim techizat,techiz.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli