İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Well on in life ne demek?
Well on in life için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- well: da, ala, ÇOK, HOŞ, iyi, pek, dahi, EPEY, KUYU, BAGAJ, ÇEŞME, GÜZEL, hayli, hokka, İYİCE, kârlı, memba, pınar, tamam, UYGUN, KAYNAK, GÜZELCE, KOLAYCA, OLDUKÇA, TAMAMEN, YERİNDE, kaynamak, SAĞLIKLI, SAHANLIK, sıhhatli, FIŞKIRMAK, İYİ DURUM, ADAMAKILLI, DİKKATLİCE, İYİ DURUMDA, 1.İYİ 2.KUYU, PETROL KUYUSU, ASANSÖR BOŞLUĞU, Sintine kuyusu., MERDİVEN BOŞLUĞU, Termometre kovanı, kis. we will, we shall., 1) Kuyu 2) Kaynak, pınar 3) Asansör boşluğu 4) Sahanlık, i., f. kuyu, cesme, memba, kaynak; pinar; hokka; sahanlik, merdiven veya asansor boslugu; f. kaynamak, yerden fiskirmak. well up yukselmek. well sweep kaldirac., 1.su kuyusu, petrol kuyusu, kuyu, 2.memba, pınar, kaynak, 3.merdiven boşluğu, asansör boşluğu, 4.sağlığı yerinde, iyi, yakşı, uygun, yerinde, 5.şanslı, 6.fışkırıp akmak, (unlem) Pekala! Ya! Hayret! Olur sey degil! Sahi ! Eh ! Haydi. I Well, to be sure... Eh olabilir. Well, well ! Vah vah ! Aman efendim ! Hayret ! Well, as I was saying Ha ! Diyordum ki.
- on: de, İLE, açık, BERİ, için, HAZIR, YANIK, makbul, DEVREDE, ileride, SAHNEDE, ÜSTÜNDE, yanında, YÖNÜNDE, DURMADAN, -E DOĞRU, hakkında, ÜZERİNDE, zarfında, aralıksız, CİVARINDA, kenarında, ÇAKIRKEYİF, ÇALIŞMAKTA, daha sonra, OLMAKTA OLAN, açık, çalışır, GİYMİŞ OLARAK, SÜREKLİ OLARAK, ÜSTÜNDE (GİYSİ), DEVAM ETMEKTE OLAN, 1. aralıksız, durmadan, 2. ileri, 3. giymiş, üzerinde, 4. aralıksız, durmadan, 5. ileri, 6. ileriye, 7. giymiş, 8. (edat) üstün(d)e, 9. üzerin(d)e, 10. yanında
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- life: sefa, zevk, cümbüş, şahsen, canlılık, biyografi, cankurtaran, YAŞAM, HAYAT, Hayat, yaşam, ömür, hayat, ömür, canlılık, 1.hayat, yaşam, durmuş, 2.kişi, can, yaşam, 3.hareket, canlılık, hayat, 4.can katan kimse ya da şey