İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Vehicles for travelling on snow, golf cars and the like, with engines ne demek?
Vehicles for travelling on snow, golf cars and the like, with engines için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- vehicles: Taşıtlar
- for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
- travelling: seyahat, yolculuk, n.seyahat:v.seyahat et:prep.seyahat ederek
- on: de, İLE, açık, BERİ, için, HAZIR, YANIK, makbul, DEVREDE, ileride, SAHNEDE, ÜSTÜNDE, yanında, YÖNÜNDE, DURMADAN, -E DOĞRU, hakkında, ÜZERİNDE, zarfında, aralıksız, CİVARINDA, kenarında, ÇAKIRKEYİF, ÇALIŞMAKTA, daha sonra, OLMAKTA OLAN, açık, çalışır, GİYMİŞ OLARAK, SÜREKLİ OLARAK, ÜSTÜNDE (GİYSİ), DEVAM ETMEKTE OLAN, 1. aralıksız, durmadan, 2. ileri, 3. giymiş, üzerinde, 4. aralıksız, durmadan, 5. ileri, 6. ileriye, 7. giymiş, 8. (edat) üstün(d)e, 9. üzerin(d)e, 10. yanında
- snow: kar, EROİN, karlanma, KAR YAĞMAK, KARLANMA (TV), KARLA KAPLAMAK, v.kar yağ:n.kar, 1.kar, 2.kokain, 3.kar yağmak, 4.gözünü boyamak, gözüne girmek
- golf: golf, 1.golf, GOLF OYNAMAK, (i.), (f.) golf oyunu; (f.) golf oynamak. golf club golf degnegi; golf kulubu. golfer (i.) golf oyuncusu.
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- like: eşit, gibi, v.iste:adj.benzer, 1. HOŞLANMAK 2.GİBİ, sonek -imsi, gibi, benzer: lifelike, workmanlike., f. hoslanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdigi ve begenmedigi seyler., 1.beğenmek, sevmek, hoşlanmak, 2.istemek, dilemek, 3.benzer, 4.ilg. gibi, 5.-in özelliği, 6.benzeri, 7.bağ. gibi, 8.-miş gibi
- with: ile, canlı, uyanık, İstemeyerek, ile, nedeniyle, sayesinde
- engines: Motorlar