İngilizce → Türkçe arama
Türkçe To reach, to come, to arrive ne demek?
To reach, to come, to arrive için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- reach: ALAN, ERİM, BULMAK, ERİŞME, gelmek, MENZİL, UZANMA, uzatma, VARMAK, VERMEK, ÇARPMAK, erişmek, ulaşmak, UZANMAK, uzatmak, yetişme, KAVRAYIŞ, yetişmek, ETKİLEMEK, İDRAK ETMEK, KAVRAMA GÜCÜ, uzanıp vermek, İSABET ETTİRMEK, v.ulaş:n.ulaşma, GEÇİRMEK (YUMRUK), İLETİŞİM SAĞLAMAK, uzatma menzil erişim, ULAŞILABİLECEK UZAKLIK, bir aletin yetişebileceği uzaklık, (i.) uzatma; uzanma, yetisme; erisme; erim, menzil; etki alani, alan, gorus sahasi; duz uzam; (den.) volta seyrinde zikzaklardan biri. beyond reach, out of reach erisilmez, yetisilmez. within reach erisilebilir., 1.uzanmak, 2.yetişmek, 3.uzatmak, uzatıp vermek, 4.ulaşmak, varmak, 5.ile iletişim kurmak, görüşmek, temas kurmak, 6.-e varmak, bulmak, 7.elin erişebileceği uzaklık, 8.kol uzunluğu, 9.erim, menzil, 10.anlayış, kavrayış, kavrama gücü, (f.) uzatmak; elini uzatip almak veya alarak vermek; uzanmak, erismek; yetismek, varmak, ulasmak, vasil olmak; gelmek; (den.) ruzgar yonunde seyretmek. reach ahead ileriye uzanmak. reach down elini asagiya uzatmak. reach for almak uzere uzanmak.
- come: gel, olmak, bitmek, dönmek, düşmek, geçmek, gelmek, girmek, kopmak, ödemek, SPERMA, varmak, edinmek, erişmek, uğramak, ULAŞMAK, anlaşmak, ayrılmak, başlamak, BUYURMAK, GÖRÜNMEK, yaklaşmak, sonuçlamak, karşılaşmak, TATMİN OLMAK, TAVIR TAKINMAK, 1.gelmek, 2.ulaşmak, 3.gelip çatmak, 4.olmak, 5.başlamak, 6.elde edilmek, üretilmek, gelmek, 7.görünmek sight again, 8.orgazma varmak, boşalmak, (beli) gelmek
- arrive: ulaş, varış, vasıl olmak, (f). gelmek, vasil olmak, varmak, ulasmak, yetismek. arrival (i). gelis, varis; gelen kimse., 1.gelmek, varmak, dönmek, 2.ulaşmak, yetişmek, bir ereğe ulaşmak, 3.başarı kazanmak, başarmak, üstesinden gelmek, 4.doğmak, 5.gelip çatmak, gelmek