İngilizce → Türkçe arama
Türkçe The liability for its debts is limited to its assets ne demek?
The liability for its debts is limited to its assets için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- liability: düyun, pasif, yüküm, Taahhüt, Borç , Yabancı Kaynak, Vecibe, yükümlülük, sorumluluk, 1.sorumluluk, 2.ödenecek borç, 3.engel, i. sorumluluk, mesuliyet; taahhut; borc, duyun; cog. borclarin toplami, pasif.
- for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
- its: onun, onun, -ın, -in, (zam.) onun (it'in iyelik hali).
- is: ol, -dir, -dır, (bak.) be; as is (tic.) simdiki haliyle, oldugu gibi.
- limited: az, sayılı, Kısıtlı, parçalı, Sınırlı, sınırlı, mahdut, v.sınırlandır:adj.sınırlı, 1.sınırlı, 2.(şirket) limited, s. sinirli, kisitli, az, sayili; cevrilmis; parcali; ekspres (tren); Ing. sinirli sorumlu; (kis. Ltd.). limited edition mahdut baski. limited monarchy mesrutiyetle idare edilen krallik. limited partnership komandit sirket.
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- assets: AKTİF, SERVET, mevcudat, VARLIKLAR, mal varlığı, 1. aktif, alacak, 2. kaynaklar, varlıklar, aktif, 3. mevduat, aktif (varlıklar), varlıklar, değerler, kıymetler; alacaklar, aktifler