İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Thats given him a bit of a shake up ne demek?

Thats given him a bit of a shake up için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • given: düşkün, belirli, muayyen, müptelâ, v.ver:adj.verilen, 1.belirlenmiş, belirli, 2.eğilimli, düşkün, 3.göz önünde tutulursa, bakılırsa, s., i. verilmis, hediye edilmis; muptela, duskun; belirli, muayyen, imza ve tarihi atilmis (vesika); i. ilk bilgi, veri. given name kucuk isim, birinci isim. gizmo bak. gismo.
  • him: ona, (erkek) onu, (zam)., eril onu, ona., 1.(eril) onu, ona, 2.o, (kis), (ing). His veya Her Imperial Majesty.
  • bit: bit, ikil, ufak, kırıntı, önemsiz, gemlemek, az miktar, ikil, bit, bit, 0 veya 1, v.ısır:adj.parça, üzerinde düşünülen konu, isim delgi, matkap, gem., uç, matkap ucu, kalem ucu, diğer kısımlardan bağımsız olarak tek bir bir eylem, 1.PARÇA 2.MATKAP,ANAHTARIN UCU 3.ISIRMANIN PAST ŞEKLİ, diğer kısımlardan bağımsız olarak tek bir sunum/bölüm, 1.gem, 2.delgi, keski, matkap, 3.parça, lokma, kırıntı, miktar, 4.kısa süre, 1) Burgu ucu, havya başı, sivri uçlu taşçı çekici, Kalem lokması, çakı lokması2) Bit bilgisi, i., f. bir aletin keskin olan ucu; matkap; gem; anahtarin kilide giren kismi; f. gemlemek; tahdit etmek, sinirlamak. take the bit in one's teeth idareyi eline almak.
  • of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
  • shake: ÜZMEK, YARIK, DEPREM, SARSMA, ÇIRPMAK, ihtizaz, SALLAMA, sarsmak, SİLKMEK, TİTREME, ATLATMAK, oturtmak, SALLAMAK, sallanış, sarsıntı, TİTREMEK, TİTRETME, SALLANMAK, SARSILMAK, TİTRETMEK, Çalkalamak, SİLKELEMEK, yerleştirmek, SESİ TİTRETME, ÇALKALANMIŞ ŞEY, ÇATLAK (KERESTE), silkmek sallamak, v.salla:n.sallama, sarsmak, çalkamak, titretmek, silkmek, 1.sallamak, sarsmak, 2.sallanmak, sarsılmak, 3.silkelemek, silkmek, 4.sarsmak, allak bullak etmek, 5.çalkalamak, 6.(el) sıkışmak, 7.sarsıntı, sarsma, titreme, sallama, sallanma, silkme, 8.el sıkışma, 9.an, saniye
  • up: DİK, ÖNDE, ARTIŞ, ÇIKIŞ, hazır, ileri, OLMUŞ, ÜSTÜN, AYAKTA, ÇIKMIŞ, KUZEYE, ÜMİTLİ, yukarı, yüksek, çalışır, ileride, kabarık, KEYİFLİ, OLMAKTA, tamamen, UYARICI, ARTIRMAK, yukarıda, YUKARIYA, TEPESİNDE, YÜKSELMİŞ, AYAKLANMIŞ, YÜKSELTMEK, YUKARI GİDEN, 1.YUKARI 2.DİKİNE 3.TÜMÜYLE, (onek) yukariya; ayaga; tamamen., f. (-upped, -upping) yukseltmek; k.dili. vermek. The girl up and slapped him Kiz onu tokatlayiverdi., 1. (yol) onarımda, 2. yukarıya, 3. yukarıda, yüksekte, 4. (edat) yukarısında, yukarısına, yukarıya, 5. artırmak, yükseltmek

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.