İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Suspensiyon travel and twist in the rear axle ne demek?

Suspensiyon travel and twist in the rear axle için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • travel: GEZİ, almak, geçmek, GEZMEK, İŞLEME, KAÇMAK, hareket, İŞLEMEK, SEYAHAT, DOLAŞMAK, YOLCULUK, YOL ALMAK, Kurs, gezinti, seyahat etmek, YOLCULUK ETMEK, YOLCULUK YAPMAK, v.seyahat et:n.yolculuk, Yolculuk, seyahat, gezi, yolculuk, seyahat, yolculuk yapmak, dolaşmak, 1.seyahat etmek, yolculuk yapmak, 2.yol almak, gitmek, 3.tüymek, topuklamak, gazlamak, 4.seyahat, yolculuk
  • and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
  • twist: burma, dönüş, bozmak, hortum, ibrişim, kasırga, sarılma, burulmak, sarılmak, şaşırtmak, yeni çözüm, v.bük:n.bükme, Dikey burkulma, ÇEVİRMEK(kuvvetlice), KIVIRMAK,BURKULMAK, 1) Sarılma, dolanma; 2) Burkulma;3) Düğüm;4) Buru, burulum, Narenciye meyvesinin kabuğunu bükerek esansını çıkartma işlemi, 1.bükmek, kıvırmak, 2.çevirmek, döndürmek, 3.şeklini değiştirmek, bükmek, 4.bükülmek, 5.kıvırtmak, 6.burkmak, 7.anlamını saptırmak, çevirmek, 8.bükme, bükülme, kıvırma, 9.çevirme, döndürme, 10.anlamını saptırma, 11.dönemeç, 12.beklenmedik değişiklik, cilv
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • rear: KIÇ, Arka, GERİ, POPO, DİKMEK, dümdar, TUVALET, ARKADAKİ, BÜYÜTMEK, geri arka, GERİ PLÂN, KALDIRMAK, ŞAHLANMAK, ARKA TARAF, Arka; Geri, İNŞA ETMEK, TERS TARAF, YÜKSELTMEK, YETİŞTİRMEK, v.büyüt:n.arka, YUKARI KALDIRMAK, dikmek yetiştirmek, yükselmek şahlanmak, (f.) kaldirmak, yukseltmek, dikmek; insa etmek, bina etmek; yetistirmek, besleyip buyutmek; yukselmek. rear up sahlanmak., 1.yetiştirmek, büyütmek, beslemek, bakmak, 2.dikmek, inşa etmek, 3.kaldırmak, yukarı kaldırmak, 4.(at, vb.) şaha kalkmak, şahlanmak, 5.geri, arka, art, 6.en geri saf, 7.kıç, popo
  • axle: aks, MİL, EKSEN, dingil, Dingil; Aks, mil, dingil, (i). dingil, mil. axle box dingil kutusu.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli