İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Parts and accessories for gas or liquid supply or production meters excluding for pumps for liquids ne demek?
Parts and accessories for gas or liquid supply or production meters excluding for pumps for liquids için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- parts: SEMT, aksam, BÖLGE, YETENEK, PARÇALAR
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- accessories: donatılar, Aksesuarlar
- for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
- gas: gaz, GRİZU, BENZİN, ÖVÜNME, BOŞ LÂF, ÖVÜNMEK, gazlamak, HAVAGAZI, HAVA CİVA, ATIP TUTMA, GAZ PEDALI, GAZ VERMEK, MATRAK ŞEY, SAÇMALAMAK, ATIP TUTMAK, BENZİN ALMAK, çog. --es/--ses) benzin, gaz, gaz, havagazi, 1.(hava) gaz, 2.sıvı gaz, 3.benzin, 4.boş laf, zırva, 5.gaz ile zehirlemek, 6.(about ile) laklak etmek, çene çalmak, havadan sudan konuşmak
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- liquid: mayi, sıvı, akıcı, sıvı, su gibi akan, akıcı, akışkan: sulu, ıslak, 1.sıvı, likid, 2.sıvı, akışkan, 3.(yiyecek, vb.) sulu, 4.(ses) berrak, akıcı
- supply: ARZ, SUNU, BÜTÇE, ERZAK, gereç, ikmal, VEKİL, VERME, MEVCUT, MİKTAR, ÖDENEK, teçhiz, besleme, LEVAZIM, malzeme, SAĞLAMA, TEDARİK, UYSALCA, GİDERMEK, SAĞLAMAK, SAĞLAYAN, KARŞILAMA, KARŞILAMAK, KARŞILAYAN, TEMİN ETMEK, ESNEK OLARAK, TEDARİK EDEN, TEDARİK ETMEK, ELASTİK OLARAK, SAĞLAMAK, MİKTAR, YERİNİ DOLDURMAK, v.sağla:n.tedarik, YERİNE GEÇEN KİMSE, İHTİYACI KARŞILAMAK, BAŞKASININ YERİNE BAKAN, gereç, malzeme, arz, sunu, sağlamak, Tedarik etmek, sağlamak, temin etmek, z. esnek olarak, kendini duruma uydurarak., 1) Sağlama; tedarik etme; ikmal2) İhtiyac karşılama 3) Mevcut mal; stok, 1.vermek, tedarik etmek, sağlamak, 2.tedarik, temin, sağlama sistemi, 3.mevcut, stok miktar, 4.sağlanması gerekli miktar, verilmesi gerekli oran
- production: imal, ürün, üretim, istihsal, sahneye koyma, imal, üretim, istihsal, i. imal, uretim, istihsal; urun; eser; sahneye koyma; uzanti (cizgi); huk. ibraz., 1.üretim, yapım, imal, 2.üretilen miktar, 3.ürün, mahsul, 4.yapıt, eser, 5.sahneye koyma
- meters: Sayaçlar
- excluding: hariç, -den başka, -in dışında, n.dışlama:v.dışta bırak:prep.hariç
- pumps: Pompalar