İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Other tubes and pipes, of circular cross section, of steel ne demek?
Other tubes and pipes, of circular cross section, of steel için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- pipes: Borular, Su pompası
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- circular: dolaylı, dairesel, sirküler, dolambaçlı, 1.dairesel, 2.dolambaçlı, 3.genelge, YUVARLAK, ÇEMBERSEL, SİRKÜLER (imza v.b), dairesel, yuvarlak, dolayli, dolambaçli. i. genelge, tamim, (s)., (i). daireye ait, daire seklinde, yuvarlak; bir daire icinde hareket eden; dolayli, dolambacli; belirli bir muhit ile ilgili; (i). sirkuler tamim genelge. circuIarly (z). dairevi olarak. circular measure daire olcusu. circular saw daire testere.
- cross: gam, haç, put, zıt, AKSİ, cefa, DERT, elem, HİLE, ters, keder, MELEZ, salip, titiz, aykırı, BOZMAK, Çapraz, çarmıh, DARGIN, GEÇMEK, huysuz, KARŞIT, KIZGIN, öfkeli, HİLEKÂR, KESİŞEN, musibet, atlatmak, DARILMAK, DÜZENBAZ, geçirmek, istavroz, ÇAPRAZLAMA, ENGELLEMEK, MELEZLEMEK, çaprazlamak, KARŞILAŞMAK, ARTI İŞARETİ, ÜST ÜSTE ATMAK, v. geç:n.çarpı, çapraz, kesişme, ÇAPRAZLAŞTIRMAK, v.geç:adj.çapraz, HAÇ İŞARETİ YAPMAK, ÇAPRAZ ÇİZGİLER ÇİZMEK, 1.KARŞIDAN KARŞIYA GEÇMEK,ÇAPRAZLAMA GİTMEK 2.HAÇ, geminin veya uçağın rotasına aykırı esen (rüzgar), Gemi çiftelediğinde,180 derece dönerse zincirleri birbiri üzerine binmesi,dolaşması.Çapariz olması., (s). darilmis, ofkeli; huysuz, ters, titiz; aksi, zit; capraz; aykiri; melez; karsiya gecen. cross action. (huk). mukabil dava. cross section kesit, profil. cross street ara sokak., 1.çarpı/artı işareti, 2.çarmıh, 3.haç, 4.üzüntü, gam, elem, 5.çapraz, 6.geçmek, öbür tarafına geçmek, 7.kesişmek, 8.(kol, bacak) kavuşturmak, üst üste atmak, 9.karşı koymak, engellemek, 10.melezlemek, 11.kızgın, sinirli, ters, aksi, huysuz, (i). capraz isareti; hac, put, carmih, salip, istavroz; isa'nin oIumunun sembolu olarak kullanilan hac sekli; keder, gam, elem, cefa, dert, musibet; dortyol agzi; melez. bear one's cross eziyete sabirla tahammul etmek, dertli olmak. Red Cross Kizilhac.
- section: bölük, fasıl, kesiş, kesit, kısım, parça, inkıta, kesilme, KISIM, BÖLÜM, Bölge, bölüm, kesit, v.bölümlere ayır:n.bölüm, 1) kesit; 2) kesim, bölüm, 1) Kesit 2) Bölüm 3) Kesim, kisim, parça, bölüm, sube, dal, kol, tib. operasyon, 1.parça, kısım, bölüm, 2.kesit, 3.bölge, 4.şube, dal, kol, 5.parçalara ayırmak, bölümlere ayırmak, bölmek
- steel: KATI, çelik, masat, pulat, azimli, çakmak, DUYGUSUZ, ÇELİK EŞYA, ÇELİK GİBİ, ÇELİKLEMEK, GÜÇLENDİRMEK, katılaştırmak, SERTLEŞTİRMEK, ÇELİK GİBİ YAPMAK, v.hazırla:n.çelik, Biley çubuğu, masat, 1.çelik, 2.sertleştirmek, katılaştırmak