İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Other printing machinery, excluding those of the office type ne demek?

Other printing machinery, excluding those of the office type için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
  • printing: basım, yazma, baskıcılık, Basma; Baskı, 1.baskı, 2.matbaacılık, n.basım:v.bas:prep.basarak, i. basma, tabetme; baskicilik; baski sayisi; matbaa harfleriyle yazilmis yazi. printing machine Ing. elektrikli matbaa makinasi. printing press matbaa makinasi.
  • machinery: makina, Makine, Makinalar, mekanizma, 1.makineler, 2.mekanizma, Makinalar, makinalı tezgahlar, makineler, makine aksami, mekanizma, sistem, düzenek, i. makinalar; herhangi bir makinanin isleyen kisimlari; edebi eserlerde olumlu sonucu hazirlayan beklenmedik olay; bir sonuca varmak icin bas vurulan vasitalar.
  • excluding: hariç, -den başka, -in dışında, n.dışlama:v.dışta bırak:prep.hariç
  • those: ONLAR, ORADAKİ, bak. that., d.o:n.onlar, 1. onlar, şunlar, 2. onlar, şunlar
  • of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • office: iş, ofis, daire, hizmet, vazife, iş yeri, yazıhane, memuriyet, Daire, ofis, ticarethane, Ofis, büro, daire, ticari makama sahip olmak, mesleki makama sahip olmak, 1) Çalışma odası, ofis; 2) Yazıhane, bir dereceye kadar icra yetkisi gerektiren mevki, 1.yazıhane, büro, ofis, 2.devlet dairesi, kalem, 3.iş, memuriyet, 4.görev, 5.bakanlık, (i.) yazihane, daire, ofis; ticarethane; hizmet, is, memuriyet, vazife, gorev; hukumet dairelerinden biri; bu daireye mensup memurlar; ibadet toren ve ayinleri. officeholder (i.) devlet memuru. office hours calisma saatleri. police office karakol. post of
  • type: ima, tip, tür, cins, çeşit, MODEL, ÖRNEK, remiz, SİMGE, kinaye, numune, hurufat, kategori, tip, tür, v.yaz:n.tip, MATBAA HARFİ, Tür, çeşit, tip, DAKTİLO İLE YAZMAK, matbaa harfi (dizgi), v.daktiloyla yaz:n.tip, 1.ÇEŞİT, TİP 2.DAKTİLOYLA YAZMAK, 1) Çeşit, cins, tür; 2) Örnek, numune; 3) Basma harf (baskı), 1.tip, çeşit, tür, 2.matbaa harfi, hurufat, 3.örnek, 4.daktilo ile yazmak, 5.daktilo kullanmak

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli