İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Other hand tools (including cartridge operated riveting) wallplugging and similar hand tools ne demek?
Other hand tools (including cartridge operated riveting) wallplugging and similar hand tools için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
- hand: El, PAY, yan, ehil, İBRE, imza, işçi, KURT, oyun, sıra, USTA, AKREP, ALKIŞ, amele, DEMET, hazır, hüner, PARTİ, TARAF, yetki, HEVENK, kudret, PARMAK, SALKIM, VERMEK, YARDIM, maharet, USTALIK, UZATMAK, YETENEK, YELKOVAN, devretmek, el yazısı, yakalamak, birdenbire, ihtiyatsız, v.uzat:n.el, (saat) akrep, YARDIM ETMEK, akrep veya yelkovan, Bir gemi adamı,mürettebattan biri, 1.el, 2.akrep, yelkovan, ibre, 3.(iskambilde) el, 4.elleriyle çalışan kimse, işçi, 5.yardım, el uzatma, 6.kontrol, yönetim, 7.alkış, 8.(elden ele) vermek, uzatmak
- tools: Aletler, kaliplar, takimlar, aletler, Takımlar; el aletleri, avandalık
- including: dahil, n.kapsayan:v.kapsa:prep.kapsayarak
- cartridge: fişek, kaset, şarjör, kutucuk, Fişek; Kartuş, 1.fişek, 2.pikap kafası, 3.kartuş, (i). fisek; (foto). filim kutusu, kaset; kartus. cartridge belt palaska. cartridge case hartuc sandigi.
- operated: v.işlet:adj.işletilen
- riveting: perçinleme, çok ilginç, sürükleyici, çekici, n.perçinleme:v.perçinle:prep.perçinleyerek
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- similar: aynı, müşabih, benzer, benzes, , geom. benzer, 1.benzer, benzeş, bendeş, okşar, okşaş, 2.aynı türden, benzer, s, i. benzer, musabih, bir birine yakin; geom. sekilde ayni olan; i. benzeyen sey. similarity i. benzeyis, benzerlik. similarly z. bunun gibi, ayni, ayni sekilde.