İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Oilcake and solid residues resulting from the extraction of cotton seeds oil ne demek?

Oilcake and solid residues resulting from the extraction of cotton seeds oil için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • oilcake: Küspe
  • and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
  • solid: pek, katı, sıkı, solid, yoğun, gerçek, kuvvet, devamlı, metanet, birleşik, kesiksiz, fasılasız, güvenilir, ittifakla, sağlamlık, som, katı, KATI, SERT, kesintisiz, sağlam katı, 1) Katı 2) Tam, bütün, 1.katı, 2.içinde boşluk olmayan, içi dolu, dolma, 3.sıkı, sağlam, ağırlığa dayanıklı, 4.aralıksız, kesintisiz, deliksiz, 5.kaliteli, sağlam, dayanıklı, 6.som, 7.üç boyutlu, 8.güvenilir, sağlam, 9.katı madde, 10.katı yiyecek, 11.üç boyutlu cisim
  • resulting: n.sonuçta oluşan:v.sonuçlan:prep.sonuçlanarak
  • from: dan, den, BERİ, İTİBAREN, YÜZÜNDEN, (...DEN, ...DAN) EKİ, 1.--dan, 2.itibaren, -den beri, -den bu yana, 3.nedeniyle, yüzünden, -den ötürü, 4.-den, -dan, edat den, dan, den dolayi. from above yukaridan, gokten. from childhood cocukluktan beri. from ten to twenty ondan yirmiye kadar, on ile yirmi arasinda. as from -dan baslayarak, itibaren.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • extraction: özet, nesep, nesil, Sökme, hulâsa, sülâle, çıkarma, istihraç, Özütleme, ekstraksiyon, Ara buhar alma, özütleme, ekstraksiyon, 1) Özütleme, 2) Çıkarım, özütleme, seçip çıkarma, 1.çekme, çıkarma, 2.soy, köken, (i). cikarma, istihrac,cekme (dis); nesil, sulale, nesep; ozet, oz, hulasa.
  • of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
  • cotton: tire, pamuk, PAMUKLU, ANLAŞMAK, DOST OLMAK, pamuk(bezi), PAMUKLU DOKUMA, 1.pamuk, 2.pamuk ipliği, 3.pamuk bezi, (f)., (eski). pamuga sarmak. cotton u p to (k.dili). yaltaklanmak. cotton to, cotton up to (k.dili). gecinmek, anlasmak; yagcilik yapmak., Pamuk.Yangın tehlikesi nedeniyle pamuk yüklemek,taşımak ve boşaltmak büyük dikkat isteyen bir yüktür.Yüklerken yangın söndürücü donanımlar hazırlanmalıdır.Yaş pamuk kızışma yapabilir.Pamuk yağlı maddelere temas ettiğinde tehlike yaratabilir.Balyası ıslak,
  • seeds: KAYNAK, Tohumlar
  • oil: küspe, Sıvı Yağ, sı vı yağ, zeytinyağı, Yağ, petrol, v.yağla:n.yağ, Yağ; Sıvı yağ, 1.yağ, 2.yağlıboya, 3.petrol, 4.zeytinyağı, 5.yağ sürmek, yağlamak, f. yaglamak, uzerine yag surmek; rusvet vermek. oil the wheels kolaylik gostermek, is sahasni hazirlamak. oil one's hand rusvet vermek.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli