İngilizce → Türkçe arama

Türkçe In the line of fire ne demek?

In the line of fire için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • line: ip, not, saf, soy, yol, dizi, hiza, renk, saha, sıra, çığır, çizgi, desen, geçek, iplik, kısım, mısra, nesep, satır, sicim, şekil, tarik, dizmek, hizmet, meslek, pusula, silsile, itaatsiz, sıralamak, hat, satır, meşguliyet, doğru çizgi, kısa mektup, v.çiz:n.çizgi, 1) hat; 2) çizgi, ÇİZGİ, SATIR, SIRA, belirli bir cins mal, hat, satır çizgi, satır, ortak bir sınıra sahip olmak, içine astar koymak, astarlamak, Hat, çizgi, sınır, hudut, sıra, dizi, hat (telefon/telgraf/tren/gemi vb için), 1) devre, hat; 2) satır; 3) çizgi, 4) ton, Enerji hattı,hat, eksen, çizgi, dizi, sıra, f. icine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak., 1) Doğru 2) Çizgi (x-ışınları)3) Tarak (cam); 4) Satır (basım), (kitabı) dikip düzenledikten sonra genellikle sırt kısmını kaplayarak güçlendirmek, f. cizgilerle gostermek; altina veya ustune cizgi cekmek; dizmek, bir siraya koymak; cizgilerle doldurmak. line up siraya girmek, sira meydana getirmek., 1.(with ile) içini kaplamak, astarlamak, 2.çizgi çizmek, 3.sıra oluşturmak, 4.çizgi, hat, yol, 5.sınır belirten çizgi, hat, 6.dizi, sıra, saf, 7.ip, sicim, olta ipi, 8.telefon hattı, 9.demiryolu hattı, 10.(hava ve deniz) hat, yol, 11.iş, meslek, hizmet, u
  • of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
  • fire: ısı, atmak, yangın, fesatçı, hararet, cehennem, kıvılcım, kundakçı, parlamak, pişirmek, sıcaklık, tutuşmak, patlatmak, ateş etmek, kışkırtmak, püskürtmek, canlandırmak, teşvik etmek, alevlendirmek, v.ateşle:n.ateş, Ateş, işten atmak, firing- ateş etme, 1) Ateş; 2) Yangın, v.ateş et:n.yangın, Yangın, ateş, alev, ateş almak (tabanca vb), tezkeresini eline vermek, 1.YANGIN, ATEŞ ETMEK, ATEŞ 2.İŞTEN KOVMAK, 1.ateş, alev, yanma, 2.yangın, 3.parıltı, parlaklık, 4.ateş etme, ateş, 5.ısıtma aygıtı, 6.yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek, 7.ateş etmek, ateşlemek, 8.(seramik vb.) pişirmek, fırınlamak, 9.dağlamak, 10.ateşlendirmek, heyecanlandırmak, gayrete getirmek,

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli