İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Ill make him dance to a different tune ne demek?
Ill make him dance to a different tune için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- ill: acı, aksi, hain, sert, ters, garaz, kerih, zarar, çirkin, haksız, kötülük, uğursuz, düzensiz, hastalık, keyifsiz, rahatsız, talihsiz, zamansız, ancak büyük güçlükler çekerek, 1.hasta, 2.kötü, fena, zararlı, 3.kötü biçimde, acımasızca, hoş olmayan bir biçimde, 4.anca, güçlükle, ucu ucuna, 5.kötü şey, kötülük
- make: yap, YAPI, BİÇİM, ETMEK, marka, şekil, VERİM, atamak, VARMAK, YAPMAK, anlamak, erişmek, mamulât, ulaşmak, yapılış, kazanmak, randıman, SAĞLAMAK, yaratmak, düzeltmek, somurtmak, YAPTIRMAK, ELDE ETMEK, almak (yol), kadar etmek, İLİŞKİ KURMAK, YAPILIŞ ŞEKLİ, 1.YAPMAK 2.ÇEŞİT, 1.yapmak, 2.yapmak, hazırlamak, düzeltmek, 3.meydana getirmek, -e neden olmak, yapmak, 4.yapı, biçim, 5.marka, çeşit, i. yapilis, yapi, sekil, bicim; mamulat, marka; hasilat, randiman, verim; elek. devrenin kapanmasi. be on the make k.dili kendi kazanci pesinde olmak; cinsi munasebet icin es aramak.
- him: ona, (erkek) onu, (zam)., eril onu, ona., 1.(eril) onu, ona, 2.o, (kis), (ing). His veya Her Imperial Majesty.
- dance: balo, dans, OYUN, raks, OYNAMAK, OYNATMAK, sıçramak, arı dansı, DANS ETMEK, DANS MÜZİĞİ, DANSLI PARTİ, DANS ETTİRMEK, v.dans et:n.dans, 1.dans etmek, 2.dans etme, 3.dans, 4.eğlence, danslı toplantı, dans, (f). dans etmek, dans ettirmek, oynamak, oynatmak, sicramak, sicratmak. dance in attendance birinin etrafinda dort donmek., (i). dans, raks, oyun; balo; dans muzigi. St. Vitus's dance (tib). insan vucudunda bazi yerlerin istek disinda ve duzensiz olarak sicramasi, kore.
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- different: ayrı, farklı, değişik, muhtelif, başka türlü, 1.farklı, 2.başka, değişik, 3.ayrı, 4.çeşitli, (s)., (A.B.D). from veya than ile: (ing). from veya to ile farkli, baska, ayri; muhtelif, cesitli. differently (z). baska sekilde, baska turlu.
- tune: hal, ayar, EZGİ, hava, renk, UYUM, AHENK, AKORT, beste, düzen, mizaç, NAĞME, MELODİ, ahenksiz, UYDURMAK, ayarlamak, AKORT ETMEK, UYUMLU OLMAK, AKORTLU OLMAK, v.ayarla:n.ayar, Beste, nağme, melodi, İSTASYON AYARI (RADYO), v.ayarla:n.kanal ayarı, İSTASYONA AYARLAMAK (RADYO), 1.AKORD ETMEK, AYARLAMAK, 2.EZGİ, ayar, akort, nağme, melodi, akort etmek, 1.nağme, hava, ezgi, 2.akort, 3.uyum, 4.akort etmek, 5.(makineyi) ayarlamak, düzen vermek
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.