İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Ill be the judge of that ne demek?
Ill be the judge of that için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- ill: acı, aksi, hain, sert, ters, garaz, kerih, zarar, çirkin, haksız, kötülük, uğursuz, düzensiz, hastalık, keyifsiz, rahatsız, talihsiz, zamansız, ancak büyük güçlükler çekerek, 1.hasta, 2.kötü, fena, zararlı, 3.kötü biçimde, acımasızca, hoş olmayan bir biçimde, 4.anca, güçlükle, ucu ucuna, 5.kötü şey, kötülük
- be: ol, OLMAK, sanki, DURMAK, BULUNMAK, MAL OLMAK, var olmak, mevcut olmak, ANLAMINA GELMEK, (kis)., (kim). berylium berilyum., 1. var olmak, bulunmak, 2. -dir, -dır, 3. -di, -dı, onek hakkinda, etrafinda veya tamamen anlamlarini veren ve cogu zaman gecissiz fiillerden, isimlerden ve bazen de sifatlardan gecisli fiiller yapan bir ek: begrudge, befriend, belittle.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- judge: HAKEM, hakim, hâkim, UZMAN, yargıç, EKSPERT, bilirkişi, hükmetmek, yargıçlık, yargılama, yargılamak, DEĞER BİÇMEK, HÜKÜM VERMEK, TAHMİN ETMEK, KARARA VARMAK, yargıç, hâkim, ANLAM ÇIKARMAK, DEĞERLENDİRMEK, HAKEMLİK ETMEK, MUHAKEME ETMEK, i. Hakim, yargıç, v.yargıla:n.yargı, 1.HAKİM 2.YARGILAMAK, f. hukmetmek; hukum vermek; muhakeme etmek, yargilamak, bir mesele hakkinda fikir edinip karar vermek; dogrusunu arastirmak; tenkit etmek; bir davayi cozmek., 1.-e yargıçlık etmek, 2.(yarışma, vb.'de) değerlendirmek, değerlendirme/hakemlik yapmak, 3.hakkında yargıda bulunmak, değerlendirmek, 4.tahmin etmek, 5.hakim, yargıç, 6.hakem, 7.bilirkişi
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- that: o, Şu, diye, öyle, ÖTEKİ, O KADAR, BU KADAR, baglac ki, diye. in that mademki. O that... Keske..., 1.adl. şu, o, 2.o kadar, öylesine, 3.ki, -dığı(nı), -diği(ni), 4.ki o, -en, -an, 5.ki onu, ki ona, -dığı, -diği
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.