İngilizce → Türkçe arama
Türkçe I go to turkey on my holidays ne demek?
I go to turkey on my holidays için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- go: git, faal, GÜDÜ, MODA, GİDİŞ, GİTME, hamle, HAZIR, OLMAK, ÖLMEK, sefer, UYMAK, aramak, BARDAK, BAŞARI, DENEME, denmek, düşmek, enerji, GAYRET, GEÇMEK, GİRMEK, gitmek, kuvvet, sarmak, sönmek, uyumak, azalmak, erişmek, GİRİŞİM, İŞLEMEK, müsaade, serbest, TUTULMA, ulaşmak, uzanmak, ayrılmak, BAŞLAMAK, çalışmak, dayanmak, fırlamak, gezinmek, kesilmek, KOYULMAK, satılmak, sayılmak, teşebbüs, TÜKENMEK, YAPILMAK, yaraşmak, YAYILMAK, yenilmek, yıkılmak, yutulmak, ilerlemek, incelemek, KAYBOLMAK, söylenmek, yok olmak, yükselmek, devam etmek, devrolunmak, kaldırılmak, SONUÇLANMAK, tekrarlamak, BAHSE GİRMEK, HALİNE GELMEK, hareket etmek, İDDİAYA GİRMEK, devam etme izni, -e kadar büyümek, yetkiye sahip olmak, yeri belirli bir yer olmak, (belirli noktaya kadar) sürdürmek, göstermek (saat belirli bir zamanı), (belirli durumda) olmaya devam etmek, i. Japonya'da oynanan bir cesit satranc., 1. canlılık, enerji, 2. deneme, girişim, 3. gitme, gayret, 4. gitmek, 5. ilerlemek, iş görmek, 6. kaybolmak
- to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
- turkey: TÜRK, Hindi, türkiye, BAŞARISIZ FİLM, 1.HİNDİ 2 TÜRKİYE, başarısız film veya tiyatro oyunu, i. Turkiye. Turkey red kirmizi kokboyasi. Turkey stone firuze; bilegitasi., i. hindi, zool. Meleagris gallopavo; A.B.D., (argo) basarisiz piyes. turkey buzzard hindi akbabasi. turkey cock erkek hindi, baba hindi. turkey hen disi hindi. turkey trot bir cesit caz dansi. talk turkey dobra dobra konusmak, yuzune karsi soylemek.
- on: de, İLE, açık, BERİ, için, HAZIR, YANIK, makbul, DEVREDE, ileride, SAHNEDE, ÜSTÜNDE, yanında, YÖNÜNDE, DURMADAN, -E DOĞRU, hakkında, ÜZERİNDE, zarfında, aralıksız, CİVARINDA, kenarında, ÇAKIRKEYİF, ÇALIŞMAKTA, daha sonra, OLMAKTA OLAN, açık, çalışır, GİYMİŞ OLARAK, SÜREKLİ OLARAK, ÜSTÜNDE (GİYSİ), DEVAM ETMEKTE OLAN, 1. aralıksız, durmadan, 2. ileri, 3. giymiş, üzerinde, 4. aralıksız, durmadan, 5. ileri, 6. ileriye, 7. giymiş, 8. (edat) üstün(d)e, 9. üzerin(d)e, 10. yanında
- my: benim, bana ait, zam. benim., 1. benim, 2. aman!, kis. million years., (unlem) Aman! Olur sey degil ! Hayret!
- holidays: Kaplama açıklıkları