İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Hand tools of a kind used in agriculture, horticulture or forestry ne demek?
Hand tools of a kind used in agriculture, horticulture or forestry için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- hand: El, PAY, yan, ehil, İBRE, imza, işçi, KURT, oyun, sıra, USTA, AKREP, ALKIŞ, amele, DEMET, hazır, hüner, PARTİ, TARAF, yetki, HEVENK, kudret, PARMAK, SALKIM, VERMEK, YARDIM, maharet, USTALIK, UZATMAK, YETENEK, YELKOVAN, devretmek, el yazısı, yakalamak, birdenbire, ihtiyatsız, v.uzat:n.el, (saat) akrep, YARDIM ETMEK, akrep veya yelkovan, Bir gemi adamı,mürettebattan biri, 1.el, 2.akrep, yelkovan, ibre, 3.(iskambilde) el, 4.elleriyle çalışan kimse, işçi, 5.yardım, el uzatma, 6.kontrol, yönetim, 7.alkış, 8.(elden ele) vermek, uzatmak
- tools: Aletler, kaliplar, takimlar, aletler, Takımlar; el aletleri, avandalık
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- kind: iyi, Tip, cins, çeşit, içten, kalem, nazik, uysal, müşfik, aynı şekil, aynı varlık, çeşit, cins, tür nevi, 1. İYİ, DOST, SEVGİLİ 2.ÇEŞİT, TÜR, 1.tür, çeşit, cins, 2.tip, 3.nazik, kibar, iyi kalpli, sevecen, ince, candan, yürekten
- used: ESKİ, alışık, tükenmek, KULLANILMIŞ, Kullanılmış; Yıpranmış, v.kullan:adj.kullanılan, 1.kullanılmış, eski, 2.(to ile) alışkın, s. kullanilmis, eski. used to alismis, alisik; eskiden... idi: leh. eskiden oldugu kadar. He used to come at eight Eskiden saat sekizde gelirdi. be used up cok yorulmak, bitkin hale gelmek; tukenmek.
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- agriculture: tarım, çiftçi, ziraat, (n) tarım, temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan faaliyetlere verilen genel isim, (i). tarim; ziraat, ciftcilik. agricul'tural (s). tarimsal, zirai, ciftcilige ait. agricul'turist (i). ziraat uzmani; ciftci.
- horticulture: bahçecilik, bahçıvanlık, bahçecilik, bahçıvanlık, bahçe bitkileri; yetiştirilicıği, i. bahcivanlik, bahcecilik, cicekcilik. horticul' tural s. bahcivanliga ait. horticul'turist i. bahcecilik uzmani.
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- forestry: ORMAN, ORMANLIK, ORMANCILIK, (i). ormancilik; orman, ormanlik.