İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Creped or crinkled sack kraft paper; in rolls or sheets ne demek?

Creped or crinkled sack kraft paper; in rolls or sheets için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
  • crinkled: Kırışmış; Kırışık
  • sack: çuval, TORBA, YAĞMA, YATAK, KOVMAK, SOYMAK, KOVULMA, defetmek, KESEKÂĞIDI, SEPETLEMEK, YAĞMALAMAK, İŞTEN ATMAK, YAĞMA ETMEK, İŞTEN ATILMA, v.at:n.torba, ÇUVALA KOYMAK, BOL MİNİ ELBİSE, torba çuval yağma, İSPANYOL BEYAZ ŞARABI, KOVMAK, İSTİFAYA ZORLAMAK, i. Guney Avrupa'ya mahsus beyaz sarap., 1) Torba, çuval 2) Kese kağıdı, plastik torba, f., i. yagmalamak, informal soyup sogana cevirmek; i. yagma., 1.çuval, torba, 2.kahverengi büyük kesekağıdı, 3.bir çuval dolusu miktar, 4.çuval benzeri giysi, bol ve biçimsiz giysi, 5.İİ, kovma, sepetleme, işten atma, 6.Aİ, yatak, 7.işten atmak, kovmak, sepetlemek, 8.yağma, çapul, talan, 9.(bir kenti) yağma etmek, y
  • kraft: dayanıklı ambalaj kâğıdı
  • paper: tez, bono, ince, EVRAK, kağıt, KÂĞIT, RAPOR, senet, GAZETE, hüccet, tebliğ, ÖNEMSİZ, GEÇERSİZ, KÂĞIT PARA, kâğıtlamak, ÖRTBAS ETMEK, ZIMPARALAMAK, KÂĞIT KAPLAMAK, herhangi bir yazı, KÂĞIT ÜZERİNDE KALAN, DUVAR KÂĞIDI KAPLAMAK, 1.KAĞIT 2.GAZETE 3.EVRAK, KİMLİK, f. uzerine kagit kaplamak, kagitlamak; kagit. yapistirmak., Belge, senet, gazete, kâğıt, kitap, matbu evrak, bilimsel veya resmi yazı, 1.kâğıt, 2.gazete, 3.yazı, bildiri, 4.ç. evrak, 5.sınav soruları, 6.duvar kâğıdıyla kaplamak
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • rolls: Yuvarlak francala
  • sheets: Çarşaflar

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli